English-Turkish translations for branch:

dal, dalda · şube · bölüm · kol · dallanmak · dallı · other translations

branch dal, dalda

I mean, it's just an ordinary branch.

Yani bu sadece sıradan bir dal.

Look, there is a branch broken.

Bak, şurada kırık bir dal var.

And one, and two, and you're a branch reaching up to the sky.

Ve bir, ve iki ve siz gökyüzüne ulaşan bir ağaç dalı gibisiniz.

Click to see more example sentences
branch şube

Did you see today's newspaper? New face of crime branch.

Bugünün gazete gördünüz mü? suç şubesi yeni yüzü.

What would Ben Kidney and Special Branch be doing in Whitechapel?

Ben Kidney ve Özel Şube'nin Whitechapel'de ne işi olur?

East Coast branch.

Doğu Sahili şubesi.

Click to see more example sentences
branch bölüm

Stargate Command is a branch not NASA. of the United States Air Force.

Stargate Komutanlığı bir bölüm olarak NASA değil. Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri.

Oh. This branch was on fire two weeks ago.

Bu bölümde iki hafta önce yangın çıktı.

This is Mathias Borch from SlS's branch for national security.

Bu Mathias Borch Özel Birimin ulusal güvenlik bölümünden.

Click to see more example sentences
branch kol

Somehow this branch went bad and it started with me.

Bir şekilde bu kol kötü bir yere gitti, ve bu benimle başladı..

It's a covert branch.

Bu gizli bir kol.

branch dallanmak

For every point of entry, a wormhole branches into multiple paths.

Her giriş noktasında bir solucan deliği çok sayıda yollara dallanır

Then, that cancer branches out and it's called "metastasis".

Sonra, bu kanser dallanır budaklanır, ve buna "metastaz" denir.

branch dallı

A tree is there, its branches bristling,

Bir ağaç var orada, dallı budaklı