English-Turkish translations for brazen:

küstahça, küstah · arsız · cesur · yüzsüz · other translations

brazen küstahça, küstah

A brazen woman.

Küstah bir kadın!

Was he that brazen?

O kadar küstah mıydı?

You brazen hussy!

Seni küstah yosma!

Click to see more example sentences
brazen arsız

This guy's brazen.

Bu adam arsız.

Flowers, bold and brazen Snuggle and cootchie-coo

Çiçekler, cesur ve arsızca Kıvrılıp kucaklaşırlar.

It's bold, brazen, flamboyant.

Cüretkar, arsız ve şaşaalı.

brazen cesur

Mr. Smee, who is the most brazen, bold and brilliant buccaneer who ever sailed the briny blue?

Bay Smee mavi denizlerde yelken açan en cesur, en zeki en utanmaz korsan kim?

Flowers, bold and brazen Snuggle and cootchie-coo

Çiçekler, cesur ve arsızca Kıvrılıp kucaklaşırlar.

brazen yüzsüz

You must be really brazen.

Sen cidden yüzsüz olmalısın.

So brazen and uptight.

Çok yüzsüz ve sinirlisiniz.