English-Turkish translations for breakfast:

kahvaltı · kahvaltı yapmak · kahvaltı etmek · kahvaltılık · kahvaltı vermek · pansiyon · kahvaltı çıkarmak · sabah kahvaltısı · other translations

breakfast kahvaltı

I got a lot of stuff to do today, too but I still have time for breakfast.

Benim de yapacak bir sürü işim var bugün ama yine de kahvaltı için zamanım var.

I brought you some breakfast.

Sana biraz kahvaltı getirdim.

You want breakfast?

Kahvaltı ister misin?

Click to see more example sentences
breakfast kahvaltı yapmak

I got a lot of stuff to do today, too but I still have time for breakfast.

Benim de yapacak bir sürü işim var bugün ama yine de kahvaltı için zamanım var.

And then come back down and have your breakfast, okay?

Sonra aşağıya gel ve kahvaltını yap, tamam mı?

You wanna get a late breakfast?

Geç kahvaltı yapmak ister misin?

Click to see more example sentences
breakfast kahvaltı etmek

This morning he called me. We went out for breakfast.

Bu sabah beni aradı ve dışarıda kahvaltı ettik.

Come on, hurry up, it's breakfast.

Hadi acele et. Kahvaltı zamanı.

Do you want breakfast?

Kahvaltı etmek ister misin?

Click to see more example sentences
breakfast kahvaltılık

This morning She went out this morning to bring breakfast and she didn't

Bu sabah bu sabah o kahvaltılık birşeyler getirmeye gitti ve o

Look, I brought some some breakfast.

Bak, ben biraz Kahvaltılık aldım.

I want one for breakfast.

Bir tane kahvaltılık istiyorum.

Click to see more example sentences
breakfast kahvaltı vermek

Do they do bed and breakfast?

Yatak ve kahvaltı veriyorlar mı?

I didn't order any breakfast.

Ben hiç kahvaltı siparişi vermedim.

She give you breakfast?

Sana kahvaltı verdi mi?

Click to see more example sentences
breakfast pansiyon

Hey, everyone, Carl and I are opening a bed-and-breakfast.

Herkes beni dinlesin, Carl ve ben bir pansiyon açacağız.

So we're not a hospital, we're a bed-and-breakfast?

Demek artık bir hastane değil, bir pansiyon olduk.

Like your little bed-and-breakfast.

Sizin bu küçük pansiyon gibi.

breakfast kahvaltı çıkarmak

You just enjoy that breakfast

Sen sadece kahvaltının tadını çıkar.

You just enjoy your breakfast.

Sen kahvaltının tadını çıkar.

Breakfast. Visiting hours. Rec time.

Kahvaltı, ziyaret saati, avluya çıkış.

breakfast sabah kahvaltısı

Guys, they gave us five dollars for breakfast today.

Beyler, sabah kahvaltısı için beş dolar verdiler.