English-Turkish translations for breaking:

kıran · ayrılık · kırma · izinsiz · bozma · zorla girme · patlak · other translations

breaking kıran

How could a name not even a real name break your heart?

Bu nasıl bir isim ki? Gerçek bir isim bile değil. Kalbini mi kırdı?

Okay. But if something breaks and then the queen comes over.

Tamam ama bir şey kırılırsa ve Kraliçe de gelirse.. .

Well, I have no intention of breaking her heart.

Onun kalbini kırmak gibi bir niyetim yok.

Click to see more example sentences
breaking ayrılık

This could be a big break For you and I, you know?

Bu senin ve benim için büyük bir ayrılık olabilir, biliyorsun?

Maybe breaking up wasn't a good idea.

Belki de ayrılık iyi bir fikir değildi.

A clean break is easier.

Düzgün bir ayrılık daha kolay.

Click to see more example sentences
breaking kırma

Don't you break his heart, okay?

Sakın kalbini kırma, tamam mı?

Well, don't break it next time.

O zaman bir dahaki sefere kırma.

So don't break her heart.

O yüzden sakın kalbini kırma.

Click to see more example sentences
breaking izinsiz

Could you give me a break, please?

Bana biraz izin verir misin lütfen?

Let's just cut ourselves a break Yes. and give ourselves permission to be quiet.

Sadece kendimizi biraz rahat bırakalım, ve kendimize sessiz olmak için izin verelim.

Jones and Diana gave me a lunch break.

Jones ve Diana öğle arası için bana izin verdi.

Click to see more example sentences
breaking bozma

Please, don't break the car, OK?

Lütfen, arabayı bozma, tamam mı?

Then don't break things.

O halde bir şeyleri bozma.

Don't waste this moment, don't break the iIlusion.

Hiç bir anı boşa harcama, sakın ortamı bozma.

breaking zorla girme

Started small burglaries and break-ins.

Küçük başlangıç Hırsızlık ve zorla girmeler.

breaking patlak

It's a story and it breaks.

Bu bir hikaye ve patlak veriyor.