English-Turkish translations for breathless:

nefes nefese · nefesini tutmuş · other translations

breathless nefes nefese

Everyone breathlessly awaits the arrival of Lina Lamont and Don Lockwood.

Herkes nefesini tutmuş Lina Lamont ve don Lockwood'un gelişini bekliyor.

A breathless warmth flowed from her.

Ondan nefes kesici bir sıcaklık yayılıyordu.

No, he sings 'breath, breath, breathless'.

Hayır ya 'Nefes, nefes, nefessiz' diyor.

Click to see more example sentences
breathless nefesini tutmuş

Everyone breathlessly awaits the arrival of Lina Lamont and Don Lockwood.

Herkes nefesini tutmuş Lina Lamont ve don Lockwood'un gelişini bekliyor.