English-Turkish translations for breeding:

üreme · üretme · yetiştirme · other translations

breeding üreme

But now, there's a major breeding programme for them.

Şimdi, onlar için önemli bir üreme programı var.

We found breeding tubes and blood samples, but never any bodies.

Üreme tüplerini ve kan örneklerini bulduk, ama hiç ceset bulamadık.

Sounds like a breeding ground for humans.

Kulağa insanlar için bir üreme ortamı gibi geliyor.

Click to see more example sentences
breeding üretme

But there's the Adipose Breeding Planet too,

Ama Adipoz Üretme Gezegeni de var.

Lick my crusty Irish taint, you yeast-breeding cunt hole!

Benim kabuklu İrlanda apış aramı yala, maya üretme am deliği!

breeding yetiştirme

And it's not my fault that i have a predilection for good breeding, reasonable intelligence, and passable personal hygiene.

Ve bu benim suçum değil Benim iyi yetiştirme, makul zeka ve yeterli kişisel hijyen için bir tercih var.

Skeet shooting, dog breeding, water polo.

Atıcılık, köpek yetiştirme, su polosu.