English-Turkish translations for bridge:

köprü · briç · köprü yapmak · kaptan köprüsü · köprü kurmak · other translations

bridge köprü

Right, but according to this map there is no bridge.

Peki, ama bu haritaya göre köprü falan yok.

I've made a bridge for you.

Sizin için bir köprü yaptım.

Okay, if if you squint and have a real good imagination, that sort of looks like a bridge.

Eğer gözlerini kısarak bakarsan ve gerçek bir hayal gücün varsa bir köprü gibi görünüyor.

Click to see more example sentences
bridge briç

What about the missing bridge card?

Peki ya kayıp olan briç kartı?

Yes, we play bridge every Wednesday.

Evet, her çarşamba briç oynarız.

I play bridge every day.

Her gün briç oynuyorum.

Click to see more example sentences
bridge köprü yapmak

Nobody wants to build a bridge.

Kimse bir köprü yapmak istemez.

They're doing it and the Germans are rebuilding the bridges every night.

Onlar yapıyorlar, Almanlar da her gece köprüleri yeniden inşa ediyorlar.

He built bridges and tunnels..!

O, köprüler ve tüneller yaptı.

Click to see more example sentences
bridge kaptan köprüsü

Captain, please report to the Bridge.

Kaptan lütfen köprüye rapor verin.

Captain Kirk, will you please join me on the bridge?

Kaptan Kirk, köprüye gelir misiniz lütfen? Kaptan Kirk?

First bridge ahead, Captain.

İlk köprü önümüzde, Kaptan.

Click to see more example sentences
bridge köprü kurmak

He didn't build a bridge, Doctor he built a suit.

Bir köprü kurmadı, Doktor. Bir giysi inşa etti.

Charles always wanted to build bridges.

Charles hep köprüler kurmak istedi.

You've got bridging equipment.

Köprü kurmak için malzemeniz var.