bridged

Right, but according to this map there is no bridge.

Peki, ama bu haritaya göre köprü falan yok.

But according to this map there is no bridge!

Ama bu haritaya göre köprü falan yok!

I know it well There's a dry river and an old stone bridge

Orada kurumuş bir nehir ve eski bir taş köprü var.

I know everything about that bridge.

Bu köprü hakkında her şeyi biliyorum.

Get back in the cave. Pilar, get everything ready for the bridge. And get some sleep.

Mağaraya git, Pilar, köprü için her şeyi hazırla ve sonra da uyu biraz.

Then, one day, I saw a pretty bridge there.

Sonra, bir gün orada güzel bir köprü gördüm.

This Bridge is under complete control.

Bu köprü tamamen kontrol altında.

I built a bridge, then you gave me a painting.

Bir köprü inşa ettim ve sen bana resmini verdin.

You know all about the bridge, don't you?

Köprü hakkında her şeyi biliyorsun, değil mi?

Yeah, well, there's a bridge right here.

Evet, pekala, orada bir köprü var.