English-Turkish translations for briefcase:

Çantalı, Çanta · evrak çantası · bavul · other translations

briefcase Çantalı, Çanta

Yeah, well, I found this empty briefcase belonging to a Matt Kerrigan at that intersection.

Evet, şey, ben de kavşakta Matt Kerrigan'a ait olan bu boş evrak çantasını buldum.

And that's a lovely briefcase.

Ve bu çok güzel bir çanta.

Next time just check the damn briefcase.

Bir dahaki sefere lanet çantaya bak.

Click to see more example sentences
briefcase evrak çantası

Yeah, well, I found this empty briefcase belonging to a Matt Kerrigan at that intersection.

Evet, şey, ben de kavşakta Matt Kerrigan'a ait olan bu boş evrak çantasını buldum.

She's got a little briefcase, her cell phone

Küçük bir evrak çantası, cep telefonu var.

Like a nuclear bomb in a briefcase.

Evrak çantasındaki bir nükleer bomba gibi.

Click to see more example sentences
briefcase bavul

And he offered you a briefcase full of cash?

Ve sana bir bavul dolusu para önerdi?

All I saw was one bag and a briefcase.

Sadece bir bavul ve bir çanta gördüm.

That is a pretty sweet briefcase.

İşte bu çok tatlı bir bavul.