English-Turkish translations for bright:

parlak · zeki · ışıklı · akıllı · aydınlık · neşeli · açık · renkli · canlı · ışıltılı · ışıl · aydın · berrak · mutlu · görkemli · muhteşem · uyanık · ışıldayan · şaşaalı · other translations

bright parlak

You're a beautiful, strong woman, a generous friend, and a bright light in a sea of dark.

Sen güzel, güçlü bir kadınsın. Cömert bir dost ve bu karanlık dünyadaki parlak bir ışıksın.

There was a bright light.

Parlak bir ışık vardı.

You and your bright ideas.

Sen ve senin parlak fikirlerin.

Click to see more example sentences
bright zeki

Look, I'm a bright man, Danny, but I'm afraid I can't help you with that one.

Bak, ben zeki bir adamım, Danny ama üzgünüm ki sana bu konuda yardımcı olamam.

Not very bright, but he wasn't bad either.

Çok zeki değildi ama kötü de değildi.

Reverend William is a very bright man.

Peder William çok zeki bir adam.

Click to see more example sentences
bright ışıklı

There was one bright light for these kids, though, and that was me, Dr. D.

Ama yine de bu çocuklar için parlak bir ışık vardı o da bendim, Dr. D.

But there was no light, and this light so pure, bright, bright

Ama hiç ışık yoktu ve bu ışık çok saf,öyle parlak ki

Bright lights, big city.

Parlak ışıklar, Büyük şehir.

Click to see more example sentences
bright akıllı

She's a very bright little girl.

O çok akıllı küçük bir kız.

You're not very bright, are you?

Sen pek akıllı değilsin, değil mi?

come on. You're a bright girl.

Yapma, sen akıllı bir kızsın.

Click to see more example sentences
bright aydınlık

And everything will be new, changed and bright.

Ve her şey yeni, değişmiş ve aydınlık olacak.

A Bright New World.

Aydınlık Yeni Bir Dünya

It's a bright new day in America.

Amerika'da aydınlık ve yeni bir gün.

Click to see more example sentences
bright neşeli

I feel very bright and much younger and more alive.

Çok neşeli ve çok daha genç ve canlı hissediyorum.

A bright, brief moment.

Kısa, neşeli bir an.

All the world is bright and joyful

Tüm dünya parlak ve neşe dolu

Click to see more example sentences
bright açık

It's a bright, beautiful spring day.

Açık ve güzel bir bahar günü.

The weather today bright and sunny.

Bugün hava açık ve güneşli.

Bright blue eyes.

Açık mavi gözlü.

Click to see more example sentences
bright renkli

They are colourful fish with bright patterns of blue, red, white and black.

Renkli balıklardır. Mavi, kırmızı, beyaz ve siyah parlak desenleri olur.

Lovely bright color.

Güzel parlak renkli.

She loved bright and colorful things.

Parlak ve renkli şeyleri severdi.

Click to see more example sentences
bright canlı

I feel very bright and much younger and more alive.

Çok neşeli ve çok daha genç ve canlı hissediyorum.

So bright and so alive.

Öyle parlak ve öyle canlı.

Well, he's bright and charming.

Şey, canlı ve büyüleyici biri.

Click to see more example sentences
bright ışıltılı

She's a bright girl?

O ışıltılı bir kız mı?

It is a bright moon, isn't it?

Ay ne kadar da ışıltılı, değil mi?

You seem very bright this morning.

Bu sabah çok ışıltılı görünüyorsunuz.

Click to see more example sentences
bright ışıl

She's smiling brightly in it.

O kadar ışıl ışıl gülümsüyor ki.

In a brightly lit, cold cage.

lşıl ışıl, soğuk bir kafeste.

Always shining brightly, trembling with ardor.

Her zaman ışıl ışıl, heyecandan titretiyor.

Click to see more example sentences
bright aydın

A night bright as day!

Gün gibi aydın bir gece!

like there in the blue depths bright and shiny, every star

aynı mavi derinliklerdeki gibi aydın ve parlak, her yıldız

Ha. Look at those pretty planets, all twinkly and bright.

Şu güzel gezegenlere bak, pırıl pırıl ve aydın.

bright berrak

Always cool, clear and bright

Her zaman serin, berrak ve parlak.

All was limpid and bright and yet that's not enough.

Hepsi berrak ve parlaktı, ve bu yeterli değil.

Izno bright! shinning, radiant!

Parlak Izno! Berrak, ışık saçan!

bright mutlu

All is merry and bright

Her yer mutlu ve parlak

Thank you. The stars are brightly shining Merry Christmas.

Sağ olun. Yıldızlar parlak bir şekilde ışıldıyor Mutlu Noeller.

bright görkemli

Like a bright glittering mountain of gold.

Parlak görkemli bir altın dağı gibi.

These fireworks.. this brightness.

Bu havai fişekler. Bu görkem.

bright muhteşem

A bright, wonderful light.

Parlak, muhteşem bir ışık.

bright uyanık

I'm not so bright-eyed myself.

Ben de pek uyanık sayılmam.

bright ışıldayan

Thank you. The stars are brightly shining Merry Christmas.

Sağ olun. Yıldızlar parlak bir şekilde ışıldıyor Mutlu Noeller.

bright şaşaalı

Well, this bright and shiny shot Oscar Goodman last night.

Bu parlak ve şaşaalı şey dün gece Oscar Goodman'ı vurdu.