English-Turkish translations for brine:

tuzlu su · deniz · salamura · other translations

brine tuzlu su

Dr. Zoidberg, soaking in brine.

Doktor Zoidberg tuzlu suyun içinde.

Deionized brine water freezes clear.

İyonsuz tuzlu su, kesin donar.

The world below the brine.

Tuzlu suyun altındaki dünya

Click to see more example sentences
brine deniz

They are. they're brine shrimp.

Onlar Onlar deniz karidesi.

It's about brine and goblins.

Deniz suyu ve öcüler ile ilgili.

brine salamura

And all that's left now is two days of brining

Ve geriye kalan tek şey iki gün salamura edilmesi.