English-Turkish translations for broad:

geniş · kadın · hatun · karı · açık · düz · kaba · yüzeysel · ana · bol · genel · terbiyesiz · yelpaze · other translations

broad geniş

I mean doesn't broad mean wide then how Can that be a girl?

Yani niye karı da geniş değil O zaman bu nasıl bir kız olabilir?

And finally, a broad social perspective.

Son olarak, geniş bir sosyal bakış açısı.

Don't worry, this bimbo couldn't hit the broad side of a beauty parlour.

Merak etmeyin, bu bimbo bir güzellik salonu geniş tarafı vurmak olamazdı.

Click to see more example sentences
broad kadın

She's got great legs for an old broad.

Yaşlı bir kadın için harika bacakları var.

What kind of broad does that make you?

Ne tür kadın böyle bir şey yapar?

It was a broad, Tony.

Bir kadın vardı Tony.

Click to see more example sentences
broad hatun

I've never seen a broad like her.

Onun gibi bir hatun hiç görmedim.

There's a new broad.

Yeni bir hatun varmış.

A beautiful broad.

Güzel bir hatun.

Click to see more example sentences
broad karı

I mean doesn't broad mean wide then how Can that be a girl?

Yani niye karı da geniş değil O zaman bu nasıl bir kız olabilir?

Broad what a strange word

Karı ne tuhaf bir kelime

You blind broad.

Seni kör karı.

Click to see more example sentences
broad açık

Perhaps you are more broad-minded, sir?

Belki siz daha açık görüşlüsünüzdür bayım?

It's all so exotic. So broad-minded.

Çok egzotik çok açık görüşlü.

In fact, John and I, we're both broad-minded.

Aslında, John da ben de açık fikirliyizdir.

Click to see more example sentences
broad düz

Yeah, you, you're a detective, broadly speaking.

Evet sen, geniş anlamıyla sen de bir dedektifsin.

He did! ln broad daylight!

Bunu yaptı! Hem de güpegündüz!

I'm broad-minded, but all the same!

Ben geniş görüşlüyüm ama yine de!

Click to see more example sentences
broad kaba

God. You are one crude broad.

Tanrım, sen kaba bir hatunsun.

Shut your hole, crazy broad.

Çeneni kapa, çılgın kadın.

broad yüzeysel

The question is so broad, it is difficult to respond.

Bu soru çok yüzeysel ve cevap vermesi çok zor.

It just felt broad and manipulative and just

Sadece yüzeysel ve çıkarcı görünüyor. ve sadece

broad ana

You know, like Main Street, Broad Street.

Bilirsin, "Ana Cadde" gibi Büyük Cadde gibi.

Jessica, it's broad daylight.

Jessica, şu an güpegündüz.

broad bol

Luke and them broads and all that booze.

Luke, o karılar, bol bol da içki.

broad genel

These are pretty broad charges.

Bunlar çok genel suçlamalar.

broad terbiyesiz

This broad drove me crazy.

Bu terbiyesiz beni deli etti.

broad yelpaze

There's a broad spectrum there. Diverse.

Orada çok geniş bir yelpaze Çeşitlilik