brokered

A real estate broker mixed up with yakuza and killing people?

Bir emlak komisyoncusu Yakuza ile birlikte ve insanları öldürüyor?

Both blonde, young, beautiful investment brokers found dead in a hotel room, wearing lingerie.

Her iki sarışın, genç ve güzel yatırım komisyoncusu da bir otel odasında, çamaşırlarıyla ölü bulundular.

Gordon tells me that you're a very talented broker.

Gordon bana çok yetenekli bir broker olduğunu söylüyor.

Yeah. Rose is a broker and, you know, we wanna do something big.

Evet, Rose bir emlakçı, ve bilirsin, büyük birşeyler yapmak istiyoruz.

But there is something, Broker.

Ama bir şey var, Broker.

Now, freelance intel broker and operative.

Şimdi, serbest intel komisyoncusu ve casusu.

For investment brokers, bankers, politicians, intellectuals.

Yatırım uzmanları, bankacılar, politikacılar, entelektüeller için.

I am not just another broker, Mr Gekko.

Ben sadece bir broker değilim, Bay Gekko.

He was a mortgage broker, yes.

O bir ipotek komisyoncusuydu, evet.

Her name's Georgia Gaines, investment broker.

Adı Georgia Gaines, yatırım komisyoncusu.