English-Turkish translations for brook:

dere · kaldırmak · çekmek · ırmak · other translations

brook dere

A long, long time ago a brook flowed into this lake.

Uzun uzun zaman önce bir dere, bu göle döküldü.

There's a brook nearby.

Yakınlarda bir dere var.

Your favorite fish, brook trout.

En sevdiğin balık, dere alabalığı.

Click to see more example sentences
brook kaldırmak

Yeah. Brooke's definitely staying home tonight.

Brooke'un bu gece evde kalacağı kesin.

West Brook, may you remain here

'Batı deresi, sen hep burada kal.'

brook çekmek

Actually, as appealing as that sounds I have a date with Daisy Brooks.

Aslında, kulağa çekici gelse de bir randevum var Daisy Brooks'la.

Well, then go shoot Chelsea or Brooke.

O zaman git Chelsea veya Brooke'u çek.

brook ırmak

Moonlight, brooks and clouds

Ay ışığı, ırmak ve bulutlar