English-Turkish translations for bud:

ahbap · tomurcuk · arkadaş · filiz · other translations

bud ahbap

Hey, bud, what's your problem?

Hey, ahbap, senin sorunun nedir?

Hey, Jerry, can you hear me, bud?

Jerry, beni duyuyor musun, ahbap? Evet.

Help me out, bud.

Bana yardım et ahbap.

Click to see more example sentences
bud tomurcuk

Miss Kane, if we were flowers, you would be a bud.

Bayan Kane, eğer çiçek olsaydık sen bir tomurcuk olurdun.

Isn't she a pure bud?

Tam bir tomurcuk değil mi?

Hell of a summer, bud.

Bir yaz cehennem, tomurcuk.

Click to see more example sentences
bud arkadaş

This is my colleague, detective Bud Morris.

Bu benim arkadaşım detektif Bud Morris.

And this is Kevin, Patrick's boss, and bud.

Bu da Kevin. Patrick'in patronu ve arkadaşı.

No, just a couple of my buds, I think.

Hayır, sadece bir kaç arkadaşım var sanırım.

Click to see more example sentences
bud filiz

Well this is a big, fucking monster bud.

Şey bu büyük, lanet canavar kadar bir filiz.