English-Turkish translations for build:

bina · etmek · inşa etmek · yaptırmak, yapmak · bina etmek · kurmak · yapı, yapılı · güvenmek · oluşturmak · yaratmak · üretmek · vücut yapısı · toplanmak · toplamak · yapılandırma · gelişmek · geliştirmek · other translations

build bina

I'm sorry, these are real people in a real town Working in a real building with real feelings.

Kusura bakma, bunlar gerçek bir binada çalışan duyguları olan gerçek bir şehrin gerçek insanları.

He works in the same building.

O da aynı binada çalışıyor.

You two take this building.

Siz ikiniz bu binayı alın.

Click to see more example sentences
build etmek

We're building something and we don't even know what it is.

Bir şey inşa ediyoruz ve ne olduğunu bile bilmiyoruz.

I want to build a large house.

Büyük bir ev inşa etmek istiyorum.

George Clooney made his first big movie A bomb destroyed the federal building in Oklahoma city

George Clooney ilk büyük filmini yaptı; bir bomba Oklahoma şehrindeki federal bir binayı yok etti; O.J.

Click to see more example sentences
build inşa etmek

We're building something and we don't even know what it is.

Bir şey inşa ediyoruz ve ne olduğunu bile bilmiyoruz.

We are building a new one.

Yeni bir tane inşa ediyoruz.

Yeah, and we're going to build a super awesome pillow fort

Evet, ve biz de yeni bir süper yastık kalesi inşa ediyoruz

Click to see more example sentences
build yaptırmak, yapmak

What is so special about this building?

Bu binayı bu kadar özel yapan şey ne?

We want to build a bigger house.

Biz, daha büyük bir ev yapmak istiyoruz.

There's no remote detonator, Michael, and there's no time to build one.

Uzaktan ateşleyici yok, Michael, ve yapmak için zamanımız da yok.

Click to see more example sentences
build bina etmek

Wow, now he looks even more like an abandoned building.

Şimdi terk edilmiş bir binadan bile daha fazlası gibi görünüyor.

The building must be worth a fortune.

Bu bina bir servet ediyor olmalı.

Santa has left the building.

Noel Baba binayı terk etti.

Click to see more example sentences
build kurmak

You and I, we're building a city.

Sen ve ben, biz bir şehir kuruyoruz.

Because I've spent my life trying to build something here.

Çünkü tüm hayatımı burada bir şeyler kurmak için harcadım.

Thank you for building me an army, Stark.

Bana bir ordu kurduğun için teşekkürler Stark.

Click to see more example sentences
build yapı, yapılı

And it's not just about building.

Ve bu sadece bir yapı değil.

Colonel, we're going to that building.

Albay, biz o yapıya gidiyoruz.

Same hair color, same build.

Aynı saç rengi, aynı vücut yapısı.

Click to see more example sentences
build güvenmek

This is a high security building.

Burası yüksek güvenlikli bir bina.

This is a secure building.

Burası güvenlikli bir bina.

Yeah. Not the best way to build trust.

Güven kazanmanın en iyi yolu bu değil.

Click to see more example sentences
build oluşturmak

You can build a better peace, with honest partners.

Dürüst ortaklar ile, çok daha iyi bir barış oluşturabilirsin.

That is an LLC that Witten formed to build his casino.

Bir LLC onun casino inşa etmek Witten oluşan ki.

A private funder is building A new ultra-Large radio telescope array, And they need someone to run it.

Özel bir yatırımcı ultra geniş bir radyo teleskop dizisi oluşturuyor ve orayı yönetecek birine ihtiyaçları var.

Click to see more example sentences
build yaratmak

It's the perfect opportunity to build a more complex profile.

Daha karmaşık bir profil yaratmak için mükemmel bir fırsat bu.

She wants to buy a building and create the Alan Harper Healing Center.

Bir bina satın alıp Alan Harper Şifa Merkezi'ni yaratmak istiyor.

We have an opportunity to build a revolutionary machine.

Elimizde, devrim yaratacak bir makine yapmak için fırsat var.

Click to see more example sentences
build üretmek

Building important things to protect us from the Communists.

Bizi, komünistlerden korumak için önemli şeyler üretiyor.

Just like building new cartilage.

Tıpkı yeni kıkırdak üretmek gibi.

Wait a minute, germany is building weapons of mass destruction?

Dur bir dakika, Almanya kitle imha silahları üretiyor?

build vücut yapısı

Same hair color, same build.

Aynı saç rengi, aynı vücut yapısı.

Same build and bone structure.

Aynı vücut ve kemik yapısı.

build toplanmak

A big building where generals meet, but that's not important.

Generallerin toplandığı büyük bir bina ama bu önemli değil.

build toplamak

Their alpha's building an army.

Onların ilki bir ordu topluyor.

build yapılandırma

Um, résumé-building opportunities.

Özgeçmiş yapılandırma fırsatları.

build gelişmek

Real anger starts more slowly and then builds.

Gerçek öfke daha yavaş başlar ve gelişir.

build geliştirmek

You need a high-potency, high-mineral, mega-amino anabolicbody-building supplement.

İhtiyacın olan enerji yüksek mineral, mega-aminoasit İşte kusursuz vücut geliştirici.