English-Turkish translations for building:

bina · inşa · inşa etme · yapı · kurma · inşaat · apartman · yapma · artırıcı · yapı bina · geliştirme · other translations

building bina

I'm sorry, these are real people in a real town Working in a real building with real feelings.

Kusura bakma, bunlar gerçek bir binada çalışan duyguları olan gerçek bir şehrin gerçek insanları.

He works in the same building.

O da aynı binada çalışıyor.

You two take this building.

Siz ikiniz bu binayı alın.

Click to see more example sentences
building inşa

We're building something and we don't even know what it is.

Bir şey inşa ediyoruz ve ne olduğunu bile bilmiyoruz.

Well, you are trying to build a time machine, David.

Yani bir zaman makinesi inşa etmeye çalışıyorsun, David.

He's trying to build something.

Bir şey inşa etmeye çalışıyor.

Click to see more example sentences
building inşa etme

We're building something and we don't even know what it is.

Bir şey inşa ediyoruz ve ne olduğunu bile bilmiyoruz.

We are building a new one.

Yeni bir tane inşa ediyoruz.

Yeah, and we're going to build a super awesome pillow fort

Evet, ve biz de yeni bir süper yastık kalesi inşa ediyoruz

Click to see more example sentences
building yapı

And it's not just about building.

Ve bu sadece bir yapı değil.

Colonel, we're going to that building.

Albay, biz o yapıya gidiyoruz.

Same hair color, same build.

Aynı saç rengi, aynı vücut yapısı.

Click to see more example sentences
building kurma

You and I, we're building a city.

Sen ve ben, biz bir şehir kuruyoruz.

Because I've spent my life trying to build something here.

Çünkü tüm hayatımı burada bir şeyler kurmak için harcadım.

Thank you for building me an army, Stark.

Bana bir ordu kurduğun için teşekkürler Stark.

Click to see more example sentences
building inşaat

That's my business, Building and Loan.

Bu benim işim, İnşaat ve Kredi Birliği.

This is a building proposal.

Bu bir inşaat teklifi.

Yes, building inspector.

Evet, inşaat müfettişiyim.

Click to see more example sentences
building apartman

Simon moved into an old apartment building three weeks ago.

Simon üç hafta önce eski bir apartman dairesine taşındı.

When did you buy an apartment building?

Sen ne zaman apartman satın aldın?

Your whole building smells like potatoes.

Tüm apartman patates gibi kokuyor.

Click to see more example sentences
building yapma

trying to be better, trying to build something better for Charlie.

daha iyi olmaya çalışıyorsun Charlie için iyi bir şeyler yapmaya çabalıyorsun.

There is enough here to build several nuclear weapons.

Burada bir kaç nükleer silah yapmaya yetecek kadar var.

Well, I started building one.

Bir tane yapmaya başladım.

Click to see more example sentences
building artırıcı

We've got a sudden build-up of gases here, especially methane.

Gaz miktarlarında ani bir artış var. Özellikle metan.

Commander, something's triggered an energy build-up inside it.

Komutan, bir şey içindeki enerji artışını tetikledi.

We've got a build-up of gases.

Gaz miktarlarında ani bir artış var.

Click to see more example sentences
building yapı bina

All these buildings, these great structures, not a stone will be left some day.

Bütün bu binalar.. bu büyük yapılar.. bir gün gelecek. bir tek taş bile.. kalmayacak..

Look, under the one building, there's another. Underground.

Binanın altında başka bir yapı var, yer altında.

For apartment buildings and other large structures, Jacque has devised a cybernated construction system.

Apartman binaları ve diğer büyük yapılar için Jacque, sibernetik inşaat sistemi tasarladı.

Click to see more example sentences
building geliştirme

Research and development in this building?

Araştırma ve Geliştirme Merkezi bu binada mı?

This is a good character-building moment.

Bu güzel bir kişilik geliştirme fırsatı.