English-Turkish translations for bury:

gömmek · toprağa vermek · yakmak · saklamak · gizlemek · other translations

bury gömmek

I want him dead and buried as much as you do, but I'm still a cop.

Onu en az sizin kadar ben de ölü ve gömülmüş istiyorum, ama ben hâlâ bir polisim.

Dead and buried.

Öldü ve gömüldü.

I'm alive. They've buried me alive.

Ben yaşıyorum. canlı canlı gömdüler beni.

Click to see more example sentences
bury toprağa vermek

We buried him six years ago.

Onu altı yıl önce toprağa verdik.

We buried her three months ago.

Üç ay önce toprağa verdik.

Mr. Tyler will be buried tomorrow by his family here.

Bay Tyler burada ailesi tarafından yarın toprağa verilecek.

Click to see more example sentences
bury yakmak

She's buried in Griffith Park, somewhere near the horses.

Kız, Griffith Park'ta gömülü, atlara yakın bir yerde.

Burying other people is bad enough,

İnsanları yakmak yeterince kötü zaten.

Bury it in quicklime.

Bir kireç kuyusunda yakın.

bury saklamak

Gale must have buried them.

Gale onları saklamış olmalı.

But he had his doers, so he buries it.

Ama onun failleri vardı. Bu yüzden sakladı.

bury gizlemek

Burying Tenkai's gang is my first priority mission

Tenkai'nin ekibini gizlemek benim ilk öncelikli görevim.

Kibaki wants to bury it.

Kibaki onu gizlemek istiyor.