English-Turkish translations for bus:

otobüs · yol · otogar · other translations

bus otobüs

Hey, buy a car, get a bus ticket, do whatever, just get out of here.

Hey, bir araba al, otobüs bileti al, ne yaparsan yap, sadece git burdan.

Why, it's A bus ticket.

Neden, bu bir otobüs bileti.

There's a corner with a Domino's pizza a bus stop, a Laundromat a party store and a mural!

Bir köşe var Domino's pizza ile Bir otobüs durağı, bir çamaşırhane bir parti dükkanı ve bir duvar resmi var!

Click to see more example sentences
bus yol

Fifteen minutes ago a school bus exploded on Montgomery Drive.

On beş dakika önce Montgomery yolunda bir okul otobüsü patladı.

There's a bus to Seoul on the main road

Ana yolda Seul'e giden bir otobüs var.

Between the last two checkpoints there was a bus burning on the roadside.

Son iki kontrol noktası arasında yol kenarında yanan bir otobüs vardı.

Click to see more example sentences
bus otogar

Train stations, bus stations, airports.

Tren istasyonları, otogarlar, havaalanları.