English-Turkish translations for bush:

bush · çalı · çalılık · çalılık arazi · kıllar · other translations

bush bush

Presidents Bush, Reagan, Carter, Ford and Nixon were on hand for the groundbreaking ceremony.

Başkan Bush, Reagan, Carter, Ford ve Nixon kutlama seremonisi için hazır bulundular.

Bush? Mr. Bush is purely a spectator this evening, But i shall be honored, as always.

Bay Bush bu akşam sadece seyirci, efendim, ama ben onur duyarım, her zamanki gibi.

Today they are Romeo Juliet but tomorrow they will be like Saddam Bush.

Bugün Romeo ve Juliet ama yarın onlar Saddam ile Bush olacaklar

Click to see more example sentences
bush çalı

Yeah, but there's a bush there.

Evet ama orada bir çalı var.

What do we need, a burning bush?

Daha ne olsun? Yanan bir çalı mı?

Is this your special bush?

Bu senin özel çalın mı?

Click to see more example sentences
bush çalılık

Well, it's it's obviously some kind of bush?

Aslında, bu bir, görünüşe göre bir çeşit çalılık.

But I don't even own a bush.

Ama bir çalılık bile benim değil.

A burning bush, perhaps?

Yanan bir çalılık belki de?

Click to see more example sentences
bush çalılık arazi

Tonight the bush is uneasy.

Bu gece çalılık arazi tedirgin.

bush kıllar

No more hairy-bush nuns, no more dogs.

Artık kıllı rahibeler ve köpekler yok.