English-Turkish translations for business:

· şey · mesele · iş yeri · ticaret · işletme · sorun · ticari · olay · meslek · konu · görev · işletmeler · vazife · işyeri · alışveriş · madde · firma · sektör · other translations

business

And if i don't buy it, someone else will And that will be very very bad for my business.

Ve eğer ben almazsam, başkası alacak ve bu da benim işim için çok kötü olacak.

Anyway, I wanna talk some business, OK?

Her neyse biraz konuşmak istiyorum, tamam mı?

I have some business here.

Burada biraz işim var.

Click to see more example sentences
business şey

Well, if you wanted something else, that would be really bad for business.

Yani, başka bir şey istersen eğer, bu için kötü olurdu.

He wants to talk business or something.

İş veya başka bir şey konuşmak istiyor.

Because that sort of thing isn't good for business.

Çünkü bu çeşit şeyler işin için iyi değil.

Click to see more example sentences
business mesele

A little family business.

Küçük bir aile meselesi.

This is our business, not yours.

Bu bizim meselemiz senin değil.

So is it personal, or is it business?

Kişisel bir mesele mi yoksa için mi?

Click to see more example sentences
business iş yeri

This is a place of business, right?

Burası bir yeri, değil mi?

This isn't a business!

Burası bir yeri değil!

This is a business here.

Burası bir yeri.

Click to see more example sentences
business ticaret

And it would be great for business.

Ve bu da ticaret için harika olurdu.

I'm just doing good business.

Sadece iyi ticaret yapıyorum.

But first business.

Ama önce ticaret.

Click to see more example sentences
business işletme

It's a great little business.

Mükemmel bir küçük işletme.

No, that'd be bad for business.

Hayır, işletme için kötü olurdu.

I run a legitimate business here.

Burada yasal bir işletme yürütüyorum.

Click to see more example sentences
business sorun

Not good, but also not our business.

Bu iyi değil, ama bizim sorunumuz da değil.

Is it really our business?

Bu gerçekten bizim sorunumuz mu?

Maybe business isn't his problem.

Belki de sorun işi değildir.

Click to see more example sentences
business ticari

Here's one."Business Computer Systems." That's a good one.

İşte bir tane daha.'Ticari Bilgisayar Sistemleri." Bak bu güzel.

It's a good business move.

Ne güzel bir ticari hareket.

It's not just a business issue.

Bu sadece bir ticari sorun değildir.

Click to see more example sentences
business olay

The point is, we're we're a new business.

Olay şu ki, biz, biz yeni bir müesseseyiz.

But it's still a nasty business.

Ama yine de çirkin bir olay.

This business about Spock and McCoy

Bu olay Spock ve McCoy arasında.

Click to see more example sentences
business meslek

It's so hard to find good help in this business.

Bu meslekte iyi bir yardım bulmak çok zor.

This is business, son.

Bu bir meslek evlat.

But, uh they're still the farmers in this business.

Ama yine de onlar hâlâ bu mesleğin çiftçileri.

Click to see more example sentences
business konu

It's not just the business.

Sadece konusunda da değil.

Is there any other business?

Başka bir konu var mı?

Are you really worried about the business?

İş konusunda gerçekten de endişeli misin?

Click to see more example sentences
business görev

Ma'am, this is official police business.

Hanımefendi, bu resmi bir polis görevi.

This is official government business!

Bu resmi bir hükümet görevidir!

This is all official business right?

Bütün bunlar resmi görev değil mi?

Click to see more example sentences
business işletmeler

His legitimate businesses are just suspected fronts for money laundering, drug trafficking, and extortion.

Onun meşru işletmeler sadece cephede şüphelenilen para aklama için, uyuşturucu kaçakçılığı ve gasp.

Bobby, this week is very important for local businesses.

Bobby, bu hafta yerel işletmeler için çok önemli.

Only businesses pay the big bucks.

Sadece işletmeler büyük para veriyor.

Click to see more example sentences
business vazife

Jack this is none of your business.

Jack Bu senin üstüne vazife değil.

He often travels huh? Sorry, not my business..

Sık seyahat ediyor ha? özür dilerim, bana vazife değil

This is none of your business, Marcello.

Bu senin üstüne vazife değil, Marcello.

Click to see more example sentences
business işyeri

It's a business number.

Bu bir işyeri numarası.

Look, I'm running a business, okay?

Ben bir işyeri işletiyorum, tamam mı?

Three fires garden shed, abandoned house, closed business.

Üç yangın bahçe kulübesi, terk edilmiş ev, kapatılmış işyeri.

Click to see more example sentences
business alışveriş

Everyone's too busy shopping.

Herkes alışveriş yapmakla meşgul.

No, actually, i've been so busy shopping and blow-Drying my hair.

Hayır, aslında alışveriş yapmakla ve saçıma fön çektirmekle meşguldüm.

business madde

Second order of business inducting new members into our ever-swelling ranks.

Gündemdeki ikinci madde, devamlı kabaran saffımıza yeni üyeler almak.

A mind-your-own-business clause in their mortgages.

Başkasının işine burnunu sokmama maddesi de var.

business firma

A big firm gives me business.

Büyük bir firma bana işi verir.

Company doesn't do any business in white plains.

Firma herhangi bir yapmaz beyaz ovalarında.

business sektör

Maybe I don't want to be in this business anymore.

Belki de ben artık bu sektörde olmak istemiyorum.