businesses

And if i don't buy it, someone else will And that will be very very bad for my business.

Ve eğer ben almazsam, başkası alacak ve bu da benim işim için çok kötü olacak.

Well, if you wanted something else, that would be really bad for business.

Yani, başka bir şey istersen eğer, bu için kötü olurdu.

I don't know what you want, but we've got important business right now.

Ne istediğini bilmiyorum, ama şu anda önemli bir işimiz var.

This is not business, this is real and you know it.

Bu değil bu gerçek sen de biliyorsun bunu.

Hey. This is great news for the business.

Hey bu için harika bir haber.

You know, a few years back, my friend and business partner came to me and said,

Biliyorsunuz, birkaç sene önce, arkadaşım ve partnerim bana geldi ve dedi ki,

I know you're crazy busy, but there's something I need to say to you.

Çok meşgul olduğunu biliyorum, ama sana söylemem gereken bir şey var.

I'm not part of the business anymore, which is exactly what you wanted.

Ben artık o işin bir parçası değilim, ki zaten sen de tam bunu istiyordun.

No, no, no, I mean, like, a real business.

Hayır, hayır. Demek istediğim, gerçek bir gibi.

You and I going into business together sounds like a very bad idea.

Seninle birlikte bir işe girmek, bana çok kötü bir fikir gibi geldi.