English-Turkish translations for buzz:

gitmek · vızıltı · konuşmak · gürültü · other translations

buzz gitmek

Buzz off, you big monkey.

Bas git, seni koca maymun.

Buzz aldrin was afraid of spiders, And he went into space.

Buzz Aldrin de örümceklerden korkuyordu ve o uzaya gitti.

Hey, buzz off.

Hey, bas git!

Click to see more example sentences
buzz vızıltı

Kind of a buzz, isn't it, Dave?

Vızıltı gibi bir şey, değil mi, Dave?

What's the buzz, party people?

Bu vızıltı da ne, parti insanları?

Hey, what's the buzz, huh, Meg?

Hey, vızıltı ne, huh, Meg?

Click to see more example sentences
buzz konuşmak

You made quite an entrance, Bob. the whole room is buzzing.

Müthiş bir giriş yaptın Bob. Tüm oda seni konuşuyor.

Buzz Lightyear responding.

Buzz Işıkyılı konuşuyor.

The whole room is buzzing.

Tüm oda seni konuşuyor.

buzz gürültü

It's a loud, annoying buzz.

Gürültülü, sinir bozucu bir ses.