English-Turkish translations for by:

-dan · -den · tarafından · aracılığıyla · ile · başında · göre, -e göre · kadar · yanından, yan, yanında · yakın · yoluyla, yolundan · hakkında · boyunca · kenarında · yakınından, yakınında · değer · suretiyle · vasıtasıyla · other translations

by -dan

Thank you so much for doing this, by the way, dad.

Bu arada, bunu yaptığın için çok teşekkür ederim baba.

That's not me, by the way.

Bu ben değilim bu arada.

By the way, did you make this?

Bu arada, bunu siz mi yaptınız?

Click to see more example sentences
by -den

Thank you so much for doing this, by the way, dad.

Bu arada, bunu yaptığın için çok teşekkür ederim baba.

But isn't it too late by now?

Ama artık çok geç değil mi?

Some people came by here.

Bazı insanlar buraya geldi.

Click to see more example sentences
by tarafından

And now, ladies and gentlemen a magnificent surprise offered by the Grand Hotel.

Ve şimdi bayanlar ve baylar Grand Otel tarafından sunulan muhteşem bir sürpriz.

This whole facility was built by the Russian government, Kate.

Tüm bu tesis Rus hükümeti tarafından inşa edildi, Kate.

But, like, dude, Crystal Cove is under attack by a crazy man baby!

Ama, şey, ahbap, Crystal Cove, çılgın bir Bebek Adam tarafından saldırı altında!

Click to see more example sentences
by aracılığıyla

Thank you so much for doing this, by the way, dad.

Bu arada, bunu yaptığın için çok teşekkür ederim baba.

And by the way, he's not my boyfriend.

Bu arada, o benim erkek arkadaşım değil.

By the way, I'm your husband.

Bu arada ben senin kocanım.

Click to see more example sentences
by ile

That's a new name, by the way.

Bu yeni bir isim bu arada.

By the way, I think your baby's godfather baptized himself with some bad cologne.

Bu arada, sanırım bebeğinin vaftiz babası kendini kötü bir kolonya ile vaftiz etmiş.

Yeah, but winning by cheating isn't winning.

Evet ama, hile ile kazanmak, kazanmak değildir.

Click to see more example sentences
by başında

And now she's out there by herself, and if something happens to her

Ve o şimdi dışarıda tek başına. Eğer ona bir şey olursa

It's just not safe for a woman by herself.

Tek başına bir kadın için hiç de güvenli değil.

You live here by yourself.

Burada kendi başına yaşa.

Click to see more example sentences
by göre, -e göre

You look beautiful, by the way.

Çok güzel görünüyorsun bu arada.

You look lovely, by the way.

Çok hoş görünüyorsun bu arada.

And by the way, worst death trap ever.

Ve bu arada. Gördüğüm en berbat ölüm tuzağı bu.

Click to see more example sentences
by kadar

By the way, how great is this party?

Bu arada, ne kadar güzel bir parti.

No, it will be gone by then.

Hayır, o zaman kadar gitmiş olur.

I want him dead by tomorrow!

Onu yarına kadar ölü istiyorum!

Click to see more example sentences
by yanından, yan, yanında

Tonight tonight ls gonna be our night And I'll be by your side

Bu gece Bu gece bizim gecemiz olacak ve senin yanında olacağım

He needs a man like you by his side.

Yanında senin gibi bir adama ihtiyacı var.

There's a room by the bathroom.

Banyonun yanında bir oda var.

Click to see more example sentences
by yakın

A man named Lee Harvey Oswald was arrested as a suspect then murdered yesterday by a man named Jack Ruby.

Lee Harvey Oswald adında bir adam zanlı olarak yakalandı sonra da dün Jack Ruby adında biri tarafından öldürüldü.

There was a sheriff standing pretty close by me.

Bana çok yakın duran bir şerif vardı.

Are the rooms of Lady Grantham, Lady Mary and Lady Edith close by?

Leydi Grantham, Leydi Mary ve Leydi Edith'in odaları birbirine yakın mı?

Click to see more example sentences
by yoluyla, yolundan

Kwan, all this just happened, so there's no way of knowing, and by the way, this could be a mistake.

Kwan, bütün bu olanlardan sonra bilmenin bir yolu yok bu arada bu bir hata da olabilir.

Because the only way by love. Whether you're just horny and alone.

Çünkü tek çıkış yolu sevgi ile olacak ve sen sadece azgın ve yalnız olacaksın.

But the Absolute best way to travel is by hat

Ama en kesin seyahat yolu bir şapkayla yapılandır.

Click to see more example sentences
by hakkında

This was a movie by the brothers for the brothers about the brothers, and you know what?

Bu kardeşler tarafından yapılmış bir filmdi. Kardeşler için ve kardeşler hakkında Ve biliyor musunuz?

By the way, Steve About this afternoon

Bu arada Steve bu öğlen olanlar hakkında

And believe me, by Monday everybody will be talking about it.

İnanın bana Pazartesi günü herkes bu olay hakkında konuşuyor olacak.

Click to see more example sentences
by boyunca

By you, for two years.

Sen, iki yıl boyunca.

Now this guy was chased for four blocks by a motorcycle cop.

Bu adam, bir motosiklet polisi tarafından dört sokak boyunca kovalanmış.

The answer, by the way: June.

Bu arada cevap Haziran boyu!

Click to see more example sentences
by kenarında

Just close your eyes and imagine yourself by the sea.

Sadece gözlerini kapat ve kendini deniz kenarında hayal et.

A beautiful place by a lake.

Bir göl kenarında güzel bir yer.

He found a dead, naked girl by the lake.

Göl kenarında çıplak, ölü bir kız buldu.

Click to see more example sentences
by yakınından, yakınında

Somewhere somewhere close by is a man who can help us.

Yakınlarda bir yerde bize yardım edebilecek bir adam var.

Yes, there's one close by.

Evet, yakınlarda bir tane var.

There is a trigger for Michael that's very close by.

Michael için de bir tetikleyici var. Oldukça yakınlarda.

Click to see more example sentences
by değer

By Allah, that is a prize worth taking.

Allah tarafından! Bu almaya değer bir ödül.

By Allah, this is quite a remarkable device.

Allah için, bu çok dikkate değer bir alet.

Escorted by Sidney Baldwin, son of the Honorable Stanley Baldwin.

Eşlik eden Sidney Baldwin, Saygı değer Stanley Baldwin'in oğlu.

by suretiyle

Ηis Majesty's image can only be recorded by a court-approved photographer from a distance.

Majestelerinin sureti sadece mahkemece izinli bir fotoğrafçı tarafından belirli bir mesafeden çekilebilir.

By appointing a governer in pyeongyang castle,

Pyongyang kalesine bir vali atamak suretiyle

by vasıtasıyla

Through his best friend, who, by the way, is really cool.

En iyi arkadaşı vasıtasıyla, bu arada o da gerçekten havalı biri.