cabbie

You know how many messages I've sent you? Ma, your son is a famous cabbie now. Famous cabbie?

Sana kaç mesaj gönderdim biliyor musun? anne oğlun artık meşhur bir taksici. meşhur taksici?

One thing about being a cabbie You always know a nice quiet spot for a murder.

Taksicilikle ilgili bir şey var, her zaman, cinayet için güzel, sessiz bir yer bulabilirsin.

So did you always want to be a full-time cabbie and a part-time gigolo?

Peki her zaman bir taksi şoförü ve part time bir jigolo olmak istemiştin?

I've got a cabbie waiting outside.

Dışarıda bekleyen bir taksi var.

Now what would a cabbie be doing carrying an antique gun?

Bir taksicinin böyle bir antika silahla ne işi olabilir?

Hey, cabbie, this is my lawyer, Mr. Arthur Houghton.

Hey, taksici! Bu benim avukatım, Bay Arthur Houghton.

Happy birthday, Dr. Cabbie.

mutlu yıllar, Dr. Taksici.

Because I'm a cabbie

Çünkü ben bir taksiciyim

Can I speak with Dr. Cabbie?

Dr. Taksici ile konuşabilir miyim?

Hey, cabbie, you can't park here.

Hey, taksici, buraya park edemezsin.