English-Turkish translations for cable:

kablo · kablolu · telgraf · kablocu · other translations

cable kablo

What about this New England Wire and Cable?

Evet? Ya şu New England Tel ve Kablo?

Let's find somebody with jumper cables and let's go home.

Akü kablosu olan birini bulalım ve eve gidelim.

He's a lazy, drunken cable thief.

Adam tembel ayyaş bir kablo hırsızı.

Click to see more example sentences
cable kablolu

No cell phone, no Internet, no cable TV just powder.

Cep telefonu, İnternet, kablolu televizyon yok.. Sadece pudra.

Know it's just cable, but You know what?

Biliyorum sadece kablolu yayın, ama biliyor musun?

You don't have cable?

Kablolu yayın yok mu?

Click to see more example sentences
cable telgraf

Imagine, a beautiful woman sends a cable like that to a man.

Düşünün, güzel bir kadın, bir adama öyle bir telgraf yolluyor.

Mr. Leland, I got a cable from Mr. Kane!

Bay Leland, Bay Kane'den bir telgraf aldım.

Send him a sharp cable, Hawthorne.

Ona sert bir telgraf gönder Hawthorne.

Click to see more example sentences
cable kablocu

The cable guy's coming, right?

Kablocu çocuk gelecek. değil mi?

Hey, stop, cable man!

Hey, dur, kablocu! Dur!

He's a bundler cable, phone, Internet.

Kablocu. Kablolu yayın, telefon, internet.