English-Turkish translations for calculating:

Hesaplama · kurnaz · çıkarcı · işini bilen · dikkatli · hesap yapan · other translations

calculating Hesaplama

Actually, I've solved that problem, I've done the calculations, and they're here somewhere.

Aslında ben bu sorunu çözdüm. Yaptığım hesaplamalar burada bir yerde olmalı.

And then he made a new calculation, this time including invertebrates.

Ve sonra, bu kez omurgasızlar dahil olmak üzere yeni bir hesaplama yaptı.

Captain, warp pulse calculations are complete.

Kaptan, warp atım hesaplamaları tamamlandı.

Click to see more example sentences
calculating kurnaz

Yeah, but we're looking for a calculating killer, not a drunken lout.

Evet, fakat biz kurnaz bir katil arıyoruz, sarhoş bir maganda değil.

He's cold and calculating and he's gonna do it again.

Soğukkanlı ve kurnaz biri ve bu işi tekrar yapacak.

Amber was cold and calculating.

Amber soğukkanlı ve kurnazdı.

Click to see more example sentences
calculating çıkarcı

Were you heartless, cruel and calculating?

Kalpsiz, zalim ve çıkarcı mıydın?

Bart's cold and calculating.

Bart soğuk kanlı ve çıkarcı.

Thank you, sir. and calculating.

Teşekkürler, efendim ve çıkarcı.

calculating işini bilen

He's cold and calculating and he's gonna do it again.

Soğukkanlı ve kurnaz biri ve bu işi tekrar yapacak.

Jill Roberts is methodical and calculating.

Jill Roberts sistemli ve işini bilen biri.

This was planned and calculated.

Bu planlanmış ve hesaplanmış bir .

calculating dikkatli

Every fight carefully calculated.

Her tartışma dikkatlice hesaplanmıştı.

Lonetree is just another calculated distraction.

Lonetree muhtemel başka bir dikkat dağıtmaydı.

calculating hesap yapan

I still can't do anything without a calculator.

Hâlâ hesap makinesi olmadan bir şey yapamam.

Uh, a computer is an automatic electronic apparatus for making calculations.

Bilgisayar hesap yapmak için kullanılan, otomatik elektronik bir aygıttır.