English-Turkish translations for caliber:

kalibre · çap · other translations

caliber kalibre

There's a gun registered under your name that's the same caliber weapon that killed Jason Rose.

Senin adına bir kayıtlı bir silah var, Jason Rose'u öldürene benzer kalibreli bir silah.

Looks like a small caliber pistol.

Küçük kalibreli bir silaha benziyor.

Looks like the same caliber.

Aynı kalibre gibi duruyor.

Click to see more example sentences
caliber çap

I need someone of your caliber on this, Harry.

Bu işte senin çapında birine ihtiyacım var, Harry.

The necklace is an authentic Edwardian Baroque caliber cut piece.

O kolye Edward döneminden barok tarzı geniş çap kesimli bir parça.

Small caliber, small discharge.

Küçük çap, küçük kalıntı.

Click to see more example sentences