English-Turkish translations for candid:

samimi · açık · dürüst · tarafsız · saf · other translations

candid samimi

Miss Todd, may I speak candid?

Bayan Todd, samimi konuşabilir miyim?

Jean-Luc, let's be candid for a moment.

Jean-Luc, bir an olsun samimi olalım.

To be candid, Father, a prolonged future doesn't excite me.

Samimi olmak gerekirse Peder, uzun bir ömür beni heyecanlandırmıyor.

Click to see more example sentences
candid açık

Patterson is a candidate for open lumbar disk surgery.

Bence Patterson açık disk ameliyatı için mükemmel bir aday.

I'll be candid, Dan.

Açık sözlü olacağım Dan.

Permission to speak candidly, sir?

Açık konuşabilir miyim, efendim?

Click to see more example sentences
candid dürüst

That is a very candid statement, mademoiselle.

Bu çok dürüst bir açıklama, Matmazel.

But not too candid.

Ama çok dürüst değil.

But let's be candid, Henry.

Fakat dürüst ol, Henry.

candid tarafsız

But it seems he was defeated by Mr Rouncewell's candidate.

Ama görünen o ki Bay Rouncewell'in adayı tarafından alt edilmiş.

Candidate Brought Down by Speechwriter's Girlfriend.

Demokrat adayı, demeç yazarının sevgilisi tarafından devrildi.

candid saf

This is the ultimate in a pure loan a candidate unemployed.

Bu işsiz bir aday için saf kredinin son noktasıdır.