English-Turkish translations for cane:

baston · çubuk · değnek · şekerkamışı · sopa · other translations

cane baston

What a beautiful cane!

Ne güzel bir baston.

That is best suitable as a cane, isn't it?

Bu bir baston için uygun değil mi?

That's an interesting cane.

Bu ilginç bir baston.

Click to see more example sentences
cane çubuk

Hello, Candy Cane, are you there?

Merhaba Şeker Çubuğu, orada mısın?

Candy Cane, are you there?

Şeker Çubuğu, orada mısın?

Is that like Candy Cane or Candy Apple?

Candy çubuk ya da Candy Şeker gibi mi?

Click to see more example sentences
cane değnek

Okay, let's get you a cane, maybe get you some crutches.

Tamam, sana bir baston bulalım. Koltuk değnekleri de olur.

It's contact lenses or a white cane.

Kontak lens veya beyaz bir değnek.

You see this cane, Della Serra?

Bu değneği görüyor musun, Della Serra?

Click to see more example sentences
cane şekerkamışı

But with delicious soy protein sweetened with cane juice and tomato pulp.

Ama şekerkamışı suyu ve domates ezmesi ile tatlandırılmış soya proteini ile lezzetli.

For monsieur, a sweet potato pecan tart with Steen's cane syrup.

Mösyö için, tatlı patatesli pecan turtası ve Steen's şekerkamışı pekmezi.

Sugar Cane. Sugar Charlie Three.

Şekerkamışı, burası Tatlı Charlie üç!

Click to see more example sentences
cane sopa

Mr Cribben uses a cane, doesn't he?

Bay Cribben sopa kullanıyor, değil mi?

But if I get caned, you give me something.

Ama sopa yersem, bana bir şeyler vereceksin.