English-Turkish translations for canned:

kutu · konserve · önceden söylenmiş · sarhoş · kovulmuş · kaydedilmiş · other translations

canned kutu

This can is my chance to do some real business.

Bu kutu gerçek bir yapmak için bir şans.

Okay, listen, the pressure is crushing the lab like a tin can.

Tamam Bak, dinle. Basınç bu laboratuarı tıpkı bir teneke kutu gibi eziyor.

I think we're gonna need another trash can.

Sanırım bir çöp kutusuna daha ihtiyacımız olacak.

Click to see more example sentences
canned konserve

We got canned fruits and vegetables canned fish and meats, hot and cold cereals.

Meyve, sebze konserveleri var ayrıca, balık, et ve her çesit tahıl ürünleri.

It's also a multimedia player, a can opener a dog groomer a vacuum cleaner a baby monitor.

O bir video oynatıcı, aynı zamanda konserve açacağı bir köpek bakıcısı bir elektrikli süpürge bir bebek telsizi.

Come on, grab those cans, little boy!

Hadi, kap şu konserveleri, küçük çocuk!

Click to see more example sentences
canned önceden söylenmiş

But can I say something before that?

Ama önce ben bir şey söyleyebilir miyim?

All I can tell you is that he and his partner had a thing a few years back.

Ben söyleyebilirim bütün olduğunu o ve onun ortağı, birkaç yıl önce bir şey vardı.

I never said this before, but the food can wait.

Bunu daha önce hiç söylemedim ama yemek bekleyebilir.

Click to see more example sentences
canned sarhoş

I can't get drunk, all right?

Ben sarhoş olamam tamam mı?

Which means I can't get drunk.

Bu da demek oluyor ki sarhoş olamam.

Alaska. A place where you can't be too fat or too drunk.

Alaska, çok şişman ya da çok sarhoş olabileceğiniz bir yer.

Click to see more example sentences
canned kovulmuş

Everyone thinks you were actually canned.

Herkes senin gerçekten kovulduğunu sanıyor.

Hey, I'm sorry, Jill got canned.

Hey, üzgünüm, Jill kovulmuş da.

canned kaydedilmiş

Get pictures,audio if you can.And what's the most important thing?

Resmini çekin, yapabiliyorsanız sesini kaydedin. En önemli şey ne?