English-Turkish translations for cap:

şapka, şapkalı · kapak · kap · kep · tamamlamak · başlık · kasketli, kasket · harf · · büyük harf · tepe · kapsül · takke · other translations

cap şapka, şapkalı

Under the sea," "New York, New York," baseball cap, cell phone case, car keys

Deniz altında", "New York, New York", beyzbol şapkası, telefon kabı, araba anahtarları

A good shotgun, plenty of ammunition, some corduroy britches, a plain shirt and a hunting cap. A brown one.

İyi bir tüfek, bir sürü cephane kadife pantolon, düz bir gömlek ve kahverengi bir av şapkası.

It's his favorite cap.

Bu onun en sevdiği şapkası

Click to see more example sentences
cap kapak

And Mrs. Irene Cole and her Bottle Cap empire were his last chance.

Bayan Irene Cole ve onun şişe kapağı imparatorluğu adamın son şansıydı.

This is a lens cap?

Bu bir lens kapağı mı?

She is Ruggles Bottle Cap Empire.

O, Ruggles Şişe Kapağı imparatoru.

Click to see more example sentences
cap kap

Under the sea," "New York, New York," baseball cap, cell phone case, car keys

Deniz altında", "New York, New York", beyzbol şapkası, telefon kabı, araba anahtarları

It's just a magnetic switch, circuit board delay, military blasting cap, and a couple of pipes.

Bu sadece bir manyetik anahtarı, devre kartı gecikme, askeri patlatma kap, ve borular bir çift.

Okay. Well, this is for Thor, mostly. And no offense, cap.

Tamam. şey, bu daha çok Thor için, alınmak yok, Kap.

Click to see more example sentences
cap kep

A nice cap for the gentleman.

Beyefendi için güzel bir kep.

Look, the cap and gun.

Bak, kep ve silah.

Here's to thee old apple tree Hats full, caps full

İşte sana eski elma ağacı Şapkalar dolu, kepler dolu

Click to see more example sentences
cap tamamlamak

All right. Just do me a favor and keep the cap on, okay?

Bana bir iyilik yap ve düşünmeye devam et, tamam mı?

Okay. Well, this is for Thor, mostly. And no offense, cap.

Tamam. şey, bu daha çok Thor için, alınmak yok, Kap.

Okay, cap needs you to fax javier's arrest records to the da's office right away, cash.

Tamam, kap sana ihtiyacı var Javier tutuklama kayıtları faks Savcılıkta için hemen, nakit.

Click to see more example sentences
cap başlık

That piece is a cap.

Bu parça bir başlık.

Wear this cap.

Bu başlığı giy.

That's my little darling's shower cap.

Benim küçük sevgilimin duş başlığı.

Click to see more example sentences
cap kasketli, kasket

Quick, bring a Nazi cap and a gun!

Çabuk, bir Nazi kasketi ve silah bulun!

They gave me a NASA cap, and there are robots here they call RALF,

Bana NASA kasketi verdiler ve burada RALF diye bir robot var

The cap's very nice, too.

Kasketin gerçekten çok güzel.

cap harf

I just wrote a new song that we have" in all caps

Az önce yeni bir şarkı yazdım ve bunu," büyük harflerle

Everything he wrote is in caps.

Her şeyi büyük harfle yazmış.

cap

Look, the Pentagon has jets flying CAP over DC.

Bak, Pentagon'un DC üzerinde uçan jetleri var.

The cloud-capped towers, the gorgeous palaces

Uçları bulutlara değen kuleler, ihtişamlı saraylar

cap büyük harf

I just wrote a new song that we have" in all caps

Az önce yeni bir şarkı yazdım ve bunu," büyük harflerle

Everything he wrote is in caps.

Her şeyi büyük harfle yazmış.

cap tepe

Uh, snow-capped mountains.

Tepeleri karlı dağlarda.

cap kapsül

Got your mystery meat sticks, egg caps, hardtack, beans.

Gizemli et çubukların var, yumurta kapsülleri, galeta, fasulye.

cap takke

Then there's the polar ice cap.

Sonra da kutup buz takkeleri var.