English-Turkish translations for capable:

yetenekli · becerikli · kapasiteli, kapasitede · kabiliyetli · kapasiteye sahip · yeterli · yetkin · duyarlı · ehliyetli · other translations

capable yetenekli

No. No, I just wanted to tell you You're not capable of a relationship, Jon.

Hayır, hayır, ben sadece sana anlatmak istedim Bir ilişki, Jon yeteneğine sahip değiliz.

Someday your capability will be this country's first line of defense against our enemies.

Bir gün bu yeteneğiniz düşmana karşı bu ülkenin ilk savunma hattı olacak.

Roy Miller was the most trusted and capable covert agent in the world.

Roy Miller, dünyadaki en güvenilir ve en yetenekli gizli ajandı.

Click to see more example sentences
capable becerikli

I think you're a very capable person and I value you very much.

Bence çok becerikli bir insansın ve sana çok değer veriyorum.

He's a very capable and dangerous man.

Oldukça becerikli ve tehlikeli bir adam.

You're this talented, charming, handsome, capable, determined, smart man.

Sen yetenekli çarpıcı, yakışıklı, becerikli, kararlı yakışıklı bir adamsın.

Click to see more example sentences
capable kapasiteli, kapasitede

There is only ONE nutcase capable of this in the house!

Bu evde bunu yapabilecek kapasitede tek bir kaçık var.

Well, she's certainly capable, but Dr. Altman is our chief of cardio.

O da yapabilecek kapasitede fakat Dr. Altman bizim kardiyo şefimiz.

This recording has limited interactive capabilities.

Bu kayıt sınırlı etkileşim kapasitesine sahiptir.

Click to see more example sentences
capable kabiliyetli

Mr. Ellison has proven himself To be a capable and loyal employee.

Bay Ellison kendisini kabiliyetli ve sadık bir çalışan olarak kanıtladı.

He is a capable young man strong military mind.

Kabiliyetli bir genç adam. Güçlü bir askeri zekası var.

My mother's more than capable.

Annem çok daha kabiliyetli.

Click to see more example sentences
capable kapasiteye sahip

This recording has limited interactive capabilities.

Bu kayıt sınırlı etkileşim kapasitesine sahiptir.

Everyone's capable of doing something this, Winona.

Herkes böyle bir şey yapabilecek kapasiteye sahiptir, Winona.

You are not capable of creatlng such a machlne.

Öyle bir makine yaratacak kapasiteye sahip değilsiniz.

capable yeterli

Yes, he has a capable army.

Evet, yeterli bir ordusu var.

It should buy us enough time to restore ftl capability.

Bize yeterince zaman almak gerekir FTL yeteneği geri.

He's not capable, not competent.

Kabiliyetli değil, yeterli değil.

capable yetkin

She seemed very capable and determined, sir.

Çok yetkin ve kararlı göründü efendim.

Quentin is completely capable.

Quentin tamamen yetkin biri.

capable duyarlı

I'm gonna be the dictator of an Islamic republic with nuclear capability.

Nükleer kapasitesi ile Ben diktatör bir İslam cumhuriyeti olacak duyuyorum.

capable ehliyetli

Martha Kent is a very capable woman.

Martha Kent çok ehliyetli bir kadın.