English-Turkish translations for captive:

esir · esaret · tutsak · tutucu · other translations

captive esir

These people may still be alive and held captive.

Bu insanlar hâlâ hayatta ve esir olabilir.

She's held captive for you.

O esir tutuluyor senin için.

Is it apprentice, or captive?

Çırak yoksa esir mi?

Click to see more example sentences
captive esaret

Living in captivity is not easy, is it, my friend?

Esaret altında yaşamak kolay değil, değil mi arkadaşım?

Commonly referred to as the Avignon Captivity.

Genel olarak, Avignon Esareti olarak anılır.

This girl has spent years in captivity.

Bu kız yıllarını esaret içinde geçirmiş.

Click to see more example sentences
captive tutsak

He and Ben took Simcoe captive, but Simcoe got freed somehow.

O ve Ben, Simcoe'yu tutsak aldılar ama Simcoe bir şekilde serbest kaldı.

What kind of captive?

Ne tür bir tutsak?

And for you gents, The Captive Cape Cod?

Ve sizler için beyler, Tutsak Cape Cod?

Click to see more example sentences
captive tutucu

I mean, worse than that You're keeping him captive.

Yani, bundan daha da kötüsü onu esir olarak tutuyorsun.

She holds them captive, destroys them physically.

Onları esir tutuyor, fiziksel açıdan yok ediyor.

Anna's holding her captive.

Anna onu esir tutuyor.

Click to see more example sentences