English-Turkish translations for carcass:

leş · ceset · other translations

carcass leş

Oh, Olaf, your breath smells like rotten yak carcass.

Ah, Olaf, nefesin çürümüş leş gibi kokuyor.

A Liopleurodon, perhaps even a pair, have come back to the carcass.

Bir Liopleurodon, belki de bir çift, leş için geri gelmişler.

The forest rangers put out a veal carcass.

Orman bekçileri dışarı bir dana leşi koyuyorlar.

Click to see more example sentences
carcass ceset

This carcass is bound to me.

Bu ceset artık bana bağlı.

Groton Financial is a carcass.

Groton Finans bir ceset.

Half eaten carcass!

Yarısı yenmiş ceset.

Click to see more example sentences