English-Turkish translations for card:

kart, kartlar · kağıt · kartın · tebrik kartı · kartlara yazmak · kartvizit · belge · giriş kartı · üyelik kartı · kartlı · program · kart koymak · kartpostal · kâğıt oyunları, oyun kâğıdı · posta kartı · fiş · kart açmak · iskambil kâğıdı · other translations

card kart, kartlar

I've got a bank account and credit cards all from a guy who died six months ago.

Bir banka hesabı ve kredi kartı var, tümü altı ay önce ölmüş bir adama ait.

After the accident, the girl gave me a card.

Kazadan sonra kız bana bir kart verdi.

Pick a card, and I'll show you my heart.

Bir kart seç de sana kalbimi göstereyim.

Click to see more example sentences
card kağıt

The magician shows you something ordinary a deck of cards, a bird, or a man.

Sihirbaz sıradan bir şey gösterir. Bir deste kağıt, bir kuş veya bir adam.

Do you wanna play cards?

Kağıt oynamak ister misin?

You gave me an empty card.

Bana boş bir kağıt verdin.

Click to see more example sentences
card kartın

This is your card, right?

Bu senin kartın, değil mi?

And is that your card? how'd you do that?

Ve Bu senin kartın mı? Bunu nasıl yaptın?

And please let that be your card.

Ve, lütfen bu senin kartın olsun.

Click to see more example sentences
card tebrik kartı

Yeah, I sent her some flowers and a card.

Evet. Ona çiçek ve bir tebrik kartı gönderdim.

Isn't that right, Comrade Greeting Card?

Öyle değil mi, Yoldaş tebrik kartı?

All those greeting cards must have been laced with meth.

Tüm bu tebrik kartları uyuşturucu ile bezenmiş olmalı.

Click to see more example sentences
card kartlara yazmak

And I wrote you a card.

Ve sana bir kart yazdım.

Then he wrote out the card.

Sonra da bu kartı yazdı.

This guy could make a fortune writing greeting cards.

Bu adam tebrik kartı yazarak bir servet kazanabilir.

Click to see more example sentences
card kartvizit

Then why is this a police officer's card?

O zaman bu neden bir polis memuru kartviziti?

I have his card somewhere.

Kartviziti var bir yerde.

No names. No business cards.

İsim yok, kartvizit yok.

Click to see more example sentences
card belge

Social Security card, driver's license, birth certificate.

Sosyal güvenlik kartı, ehliyet, doğum belgesi.

Driver's license, birth certificate, credit cards.

Ehliyeti, doğum belgesi, kredi kartları.

No bank accounts, credit cards, no birth certificate.

Banka hesabı, kredi kartı, doğum belgesi yok.

Click to see more example sentences
card giriş kartı

Where's my damn key card?

Nerede bu lanet giriş kartım?

Carson's key card was used just a few hours ago.

Carson'ın giriş kartı bir kaç saat önce kullanılmış.

Our security system's been hacked key cards, alarm codes.

Güvenlik sistemimiz hacklenmiş, giriş kartları, alarm kodları.

Click to see more example sentences
card üyelik kartı

And here is my Justice League membership card.

Burada da benim Adalet Ligi üyelik kartım var.

That's a Blockbuster Video membership card, sir.

Bu bir Blockbuster Video Üyelik kartı, efendim.

Show me your membership card.

Üyelik kartını göster bana.

Click to see more example sentences
card kartlı

Aah Three dice cee-lo, three card monte Labor Day Parade, rest in peace, Bob Marley

Üç zarlı "cee-lo", üç kartlı "monte". İşçi Günü Yürüyüşü, huzur içinde yat Bob Marley.

Aah Three dice cee-lo, three card monte

Üç zarlı cee-lo, üç kartlı monte

How about five-card draw?

Beş kartlı pokere ne dersin?

Click to see more example sentences
card program

I've got Wolf's alarm codes, credit card numbers, his schedule.

Wolf'un alarm kodları, kredi kartı numaraları ve programı elimde.

Launch a programme, the Natha Card Programme.

Bir program başlatın, Natha Kart Programı.

His schedules, access card

Onun programları, erişim kartı

Click to see more example sentences
card kart koymak

And for you, I put in a brand-new video memory card for free.

Senin için, içine yeni bir video hafıza kartı koydum ücretsiz.

Put down those cards!

O kartları yere koy!

First, the slave side picks a card and puts it face down.

İlk olarak köle tarafı bir kart seçer ve yüzü dönük bir şekilde koyar.

Click to see more example sentences
card kartpostal

And that's not a christmas card.

Bu bir Noel kartpostalı değil.

Here's your Christmas card.

Al sana Noel kartpostalı!

Maybe those fancy greeting-card companies are right.

Belki de şu süslü kartpostal şirketleri haklıdır.

Click to see more example sentences
card kâğıt oyunları, oyun kâğıdı

It's just card game, it's a hybrid card game

Bu sadece bir kart oyunu, bu karma bir kağıt oyunu

A deck of cards, please.

Bir deste oyun kağıdı lütfen.

Hmm! Hunting and playing cards.

Avlanma ve kağıt oyunları!

Click to see more example sentences
card posta kartı

I stole a credit card from Greg and Terry's mailbox.

Greg ve Terry'nin posta kutusundan bir kredi kartı çaldım.

Old credit card receipts, email.

Eski kredi kartı ekstreleri, e-posta.

No credit card charges, no phone bills, no mailing address nothing.

Ne kredi kartı harcaması, ne telefon faturası ne posta adresi hiçbir şey yok.

Click to see more example sentences
card fiş

A few credit cards, dry-cleaning receipt, and a little cash.

Bir kaç kredi kartı, kuru temizleme fişi biraz da nakit.

I got football cards, and a travel mouthwash.

Futbol kartları gargara ve seyahat fişleri var.

No, we have your credit-card receipt.

Hayır, kredi kartı fişini bulduk.

card kart açmak

Mark had arranged a bank account and credit card.

Mark bir banka hesabı açtı ve kredi kartı çıkartı.

Is there a drawer of unopened cards somewhere?

Bir yerde açılmamış kartlarla dolu bir çekmece var mı?

card iskambil kâğıdı

Confetti, rice Playing cards.

Konfeti, pirinç iskambil kağıtları.