English-Turkish translations for caress:

okşamak · okşama · kucaklamak · öpmek · other translations

caress okşamak

Yes, yes, yes caress me.

Evet, evet, evet okşa beni.

Watch your left hand. Caress it, caress it.

Sol eline dikkat et, okşa onu okşa,

That's right, caress it.

İşte böyle, okşa onu.

Click to see more example sentences
caress okşama

A violent gesture, at first it frightened me. but then he started caressing me, and at the same time he stripped me.

Şiddetli bir hareket, ilk başta beni korkuttu ama sonra beni okşamaya başladı ve aynı zamanda beni soydu.

I saw that little caress.

O ufak okşamayı gördüm.

Um, perhaps a gentle caress or tickle.

Nazik bir okşama ya da gıdıklama tarzında.

caress kucaklamak

You're gone, but I caress them

Sen yoksun ama kucaklıyorum onları

Softly, deftly, music shall caress you

Usulca ve ustaca, müzik kucaklar seni

caress öpmek

Caressing my braids. Kissing them. What a disgusting story.

Saçlarımı okşamak, öpmek, ne kadar iğrenç bir hikâye.