English-Turkish translations for carriage:

araba · at arabası · vagon · taşıma · fayton · other translations

carriage araba

Give him this money for a carriage and send him home

Ona araba için bu parayı ver ve onu eve gönder.

There is an old, old carriage

Eski mi eski bir araba var

With one horse and a carriage to carry some belongings.

Tek bir at var. ve kişisel eşyalarını taşımak için bir araba.

Click to see more example sentences
carriage at arabası

Personally I prefer a brace of spanking horses and a good carriage.

Şahsen ben at kırbaçlamayı ve iyi bir at arabasını tercih ederim.

I-I don't have a horse or a carriage.

Bir atım ya da at arabam yok.

A carriage but no hounds for a hunting trip?

Bir at arabası var ama, av için hiç tazı yok mu?

Click to see more example sentences
carriage vagon

That carriage vanished, so it must be somewhere.

O vagon ortadan kayboldu yani bir yerlerde olmalı.

This is my favorite carriage here.

En sevdiğim vagon bu benim.

We had tea and then a candlelit dinner and then a beautiful carriage ride.

Çay içtik ve sonra mum ışığında akşam yemeği ve sonra çok güzel bir vagon gezisi.

Click to see more example sentences
carriage taşıma

The coffin, carriage and paperwork.

Tabut, taşıma hizmeti ve evrak işleri.

Lavon's rent-free carriage house.

Kira ödemedğimiz taşıma evi.

carriage fayton

One short carriage ride later

Kısa bir fayton gezisinden sonra.

Carriage ride, dinner at Le Tombeur des Culottes.

Fayton gezisi, Le Tombeur des Culottes'da yemek.