English-Turkish translations for carrier:

taşıyıcı · uçak gemisi · hamal · nakliyeci · kariyer · other translations

carrier taşıyıcı

He's a carrier, but he doesn't know it.

O bir taşıyıcı, ancak o bunu bilmiyor.

The arms bazaar was open. guided missiles, unguided missiles, mortars, mines, armored personneI carriers.

Silah pazarı açılmıştı. Güdümlü, güdümsüz füzeler. Havan topları, mayınlar, zırhlı personel taşıyıcılar.

If Michael is indeed The Carrier, the Vampires could

Eğer Michael gerçekten bir taşıyıcı ise, Vampirler

Click to see more example sentences
carrier uçak gemisi

To that purpose, Aircraft Carrier Valiant is en route.

Bu amaç doğrultusunda, Uçak Gemisi Valiant yolda.

Here we have the Repulse the aircraft carrier Victorious and the King George V.

Burada da Repulse, uçak gemisi Victorious ve King George V var.

Then I want to drive an aircraft carrier.

Ben de bir uçak gemisi kullanmak istiyorum.

Click to see more example sentences
carrier hamal

As a carrier and bodyguard As a photographer and tour guide

Hamal ve koruma, ayrıca bir fotoğrafçı ve rehber olarak.

A porter, a water carrier.

Bir hamal, bir su taşıyıcı.

They are hunters, not carriers.

Onlar avcı, hamal değil.

carrier nakliyeci

Female carrier, Bart.

Bayan nakliyeci, Bart.

carrier kariyer

You need a career, and I need a carrier.

Sana da, bana da bir kariyer lazım.