English-Turkish translations for casing:

kovan · kasa · kaplama · kılıf · gövde · other translations

casing kovan

There's no prints, no casings, no witnesses, but the good news is, it's a secure building.

Hiç parmak izi yok, mermi kovanı yok, tanık yok. Ama iyi haber, orasının güvenliği var.

No shell casings, no bullet fragments, no witnesses.

Kovan yok, mermi parçası yok, şahit yok.

Got two shell casings here.

Burada iki mermi kovanı var.

Click to see more example sentences
casing kasa

Okay, I'll take a case.

Tamam, bir kasa alacağım.

We need another case of red.

Bir kasa daha kırmızı lazım.

Sam just bought a case.

Sam daha yeni bir kasa aldı.

Click to see more example sentences
casing kaplama

That's a shell casing from a rifle.

Bu bir tüfek bir kabuk kaplama bulunuyor.

How thick is the outer casing?

Dış kaplama ne kadar kalın?

The casing didn't fit, right?

Kaplama uymadı, değil mi?

Click to see more example sentences
casing kılıf

Thermal storage casing.

Termal saklama kılıfı.

Three quarnyx batteries, seven cases of Cotati seeds.

Üç Quarnyx pil, yedi Cotati tohum kılıfı.

Regina's guitar case.

Regina'nın gitar kılıfı.

casing gövde

If there's a shell casing or a stray bullet,

If bir kabuk gövde veya bir serseri kurşun var,

Means casing roads, fatigue.

Gövde yollar, yorgunluk demektir.