English-Turkish translations for cast:

oyuncular · kadro · döküm · atmak · kalıp · dökme · alçı · kaybetmek · olta atmak · vermek · other translations

cast oyuncular

We've got a great cast.

İyi bir oyuncu kadromuz var.

All right, guys, cast list.

Pekala çocuklar, oyuncu listesi.

A Hollywood casting director.

Bir hollywood Oyuncu yönetmeni.

Click to see more example sentences
cast kadro

And I think it's a great cast.

Ve bence harika bir kadrosu var.

They've both got the same cast playing two parts.

İkisinde de aynı kadro iki rol oynuyor.

And the cast is terrible

Oyuncu kadrosu da çok kötü.

Click to see more example sentences
cast döküm

Yeah, but the spell she cast was clearly a very, very bad idea.

Evet, ama döküm büyü açıkça çok, çok kötü bir fikirdi.

Oh, uh, some evil witch cast a spell which released him, and then they fell in love, and she got killed by his enemies.

Oh, iyi, bazı kötü cadı onu serbest bıraktı bir büyü, döküm ve sonra da aşık düştü ve onun düşmanları tarafından öldürüldü.

Why don't we cast a?

Neden bir döküm yok?

Click to see more example sentences
cast atmak

Not an angel from heaven, an angel cast from heaven.

Cennetteki bir melek değil. Cennetten atılan bir melek.

You ever cast a long rod before?

Daha önce hiç uzun olta attın mı?

Separated them, cast them adrift.

Onları Ayrı, onları başıboş attı.

Click to see more example sentences
cast kalıp

I'm cast from a different mold.

Ben farklı bir kalıpta yoğruldum.

To cast molds in snow, they use sulfur and boiling water.

Kara kalıp dökmek için sülfür ve kaynar su kullanıyorlar.

One ton of cast T.N.T.

Bir ton T.N.T kalıbı.

Click to see more example sentences
cast dökme

It's old cast iron, maybe that's why it smells like rats.

Eski bir dökme demir. Belki de bu yüzden böyle kötü kokuyor.

Of course I have a cast-iron pan.

Tabii ki dökme demir tavam var.

Now, do you have a cast-iron pan?

Şimdi, dökme demir tepsin var mı?

Click to see more example sentences
cast alçı

No more cast.

Artık alçı yok.

Real blood, fake cast.

Gerçek kan, yalandan alçı.

A much finer casting agent.

Çok daha iyi bir alçı sıvasıdır.

cast kaybetmek

They're just losers and cast-offs and rejects.

Onlar sadece kaybeden dışlanan ve reddedilenler.

cast olta atmak

You ever cast a long rod before?

Daha önce hiç uzun olta attın mı?

cast vermek

I want to cast a vote.

Ben de oy vermek istiyorum.