English-Turkish translations for cave:

mağara · in · oyuk · pes etmek · kazmak · other translations

cave mağara

There's a cave that's so dark that you don't even know you're in there.

O kadar karanlık bir mağara var ki, sen bile orada olduğunu bilmiyorsun.

Sergeant greer has found a cave nearby.

Çavuş Greer yakınlarda bir mağara buldu.

And this cave a trap.

Ve mağara da bir tuzak.

Click to see more example sentences
cave in

Well, it's standard equipment for a cave lair.

Bir mağara ini için standart teçhizattır bu.

These caves lead directly underneath berk.

Bu mağaralar doğruca Berk'in altına gider.

Only wolves live in caves.

Sadece kurtlar inde yaşar.

Click to see more example sentences
cave oyuk

Might be underground, like some sort of cave, or a cavern, or

Yeraltında olabilir. Bir mağara veya bir oyuk gibi bir şey

It's in caves, grottos, swimming pools, but always underwater.

Mağaralarda, oyuklarda, yüzme havuzlarında ama her seferinde suyun altında.

cave pes etmek

But I never cave.

Ama asla pes etmem.

Last month, my dad finally caved.

Geçen ay babam sonunda pes etti.

cave kazmak

Isn't your job digging the cave?

Senin görevin mağarayı kazmak değil mi?