English-Turkish translations for cease:

kesmek · durmak, durdurmak · bırakmak · bitirmek, bitmek · son vermek · ateşkes · devam etmemek · other translations

cease kesmek

Cease fire! There's Germans onboard and we're in control.

Ateşi kesin Gemide almanlar var ve kontrol bizde

So much for the cease fire!

Ateş kes için çok fazla.

I repeat, cease fire. Exchange.

Tekrar ediyorum, ateşi kesin.

Click to see more example sentences
cease durmak, durdurmak

Then the sun will cease all nuclear fusion and die.

Sonra güneş tüm nükleer füzyonları durduracak ve ölecek.

Arthur Frayn ceased transmission three days ago.

Arthur Frayn'ın iletimi üç gün önce durdu.

Look at you? ceases, Rosa!

Kendine bir bak? Durdu Rosa!

Click to see more example sentences
cease bırakmak

But you ceased to be a person long ago.

Ama sen insan olmayı uzun süre önce bıraktın.

Mr. Data, your resourcefulness never ceases to amaze me.

Bay Data, becerikliliğiniz beni şaşırtmayı hiç bırakmıyor.

Jilly Kitzinger ceased to exist.

Jilly Kitzinger var olmayı bıraktı.

Click to see more example sentences
cease bitirmek, bitmek

Wonders never cease.

Mucizeler asla bitmez.

WiII wonders never cease?

Mucizeler hiç bitmez mi?

cease son vermek

Cease all quips and comebacks!

Esprilere ve iğnelemelere son verin!

cease ateşkes

But you you want to offer a cease-fire

Ama sen Sen ateşkes teklif etmek istiyorsun

cease devam etmemek

Will the nerviness never cease.

Sinirlerimi bozmaya devam ediyorsun.