English-Turkish translations for cellar:

mahzen · bodrum · şarap mahzeni · kiler · other translations

cellar mahzen

Two years ago he built a nuclear shelter in the cellar.

İki yıl önce mahzenine bir nükleer sığınak inşa etmişti.

This place is one big wine cellar?

Burası büyük bir şarap mahzeni mi?

John, would you check the cellar, please?

John, mahzeni kontrol eder misin, lütfen?

Click to see more example sentences
cellar bodrum

One thing, though, you said there were two bodies in the cellar?

Bir şey daha var, Bodrumda iki tane ceset olduğunu söylemiştin Değil mi?

Everyone else Check the cellar first, and be careful!

Diğer herkes önce bodrumu kontrol edin ve dikkatli olun.

They kept me in a cellar. Very small. Dark.

Beni çok küçük, karanlık bir bodrumda tuttular.

Click to see more example sentences
cellar şarap mahzeni

And his brother, Walt Jr., locked himself in the wine cellar.

Ve onun kardeşi Walt Jr. kendini bir şarap mahzenine kilitledi

This place is one big wine cellar?

Burası büyük bir şarap mahzeni mi?

Come to the wine cellar later.

Daha sonra şarap mahzenine gelin

Click to see more example sentences
cellar kiler

Larry, they've blocked up the back door, but there's a cellar.

Larry! Arka kapıyı da engellemişler. Ama bir kiler var.

Shaggy, you and Scooby check out the cellar.

Shaggy, sen ve Scooby de kileri kontrol edin.

And a good cellar.

Ve iyi de bir kilere.

Click to see more example sentences