English-Turkish translations for certificate:

belge · sertifika · ruhsat · cüzdan · çeki · kimlik · belgelemek · belge vermek · other translations

certificate belge

Social Security card, driver's license, birth certificate.

Sosyal güvenlik kartı, ehliyet, doğum belgesi.

This is her birth certificate, isn't it?

Bu, onun doğum belgesi değil mi?

Marriage certificate from seven years ago.

Yedi yıl öncesine ait evlilik belgesi.

Click to see more example sentences
certificate sertifika

Like a certificate or something?

Bir sertifika gibi bir şey mi?

I ask you this: do you have any such certificate?

Ben de sana şunu soracağım sende böyle bir sertifika var mı?

Someone picked up the certificate, so you have something.

Biri sertifikayı aldı. Yani, sende bir şey var.

Click to see more example sentences
certificate ruhsat

I have seen something. Honey, can you give me the certificate?

Ben de bir şey gördüm. tatlım, ruhsatı verir misin?

There's no D.M.V., no birth certificate, no Social Security, not even a bank account.

Araç ruhsatı yok, doğum belgesi yok, sosyal güvenliği yok, hatta banka hesabı bile yok.

No certificate, no job.

Ruhsatın yok, işin yok.

Click to see more example sentences
certificate cüzdan

A birth certificate is just a piece of paper.

Nüfus cüzdanı da sadece bir kâğıt parçası.

All I need is a marriage certificate.

Tek ihtiyacım olan bir evlilik cüzdanı.

certificate çeki

It's a gift certificate for a spa treatment.

Bir hediye çeki spa masajı için. Kahretsin.

Dilbert got me a gift certificate.

Dilbert bana hediye çeki almış.

certificate kimlik

He had all the proper ID driver's license, birth certificate, Social Security card

Her türlü gerekli kimliği vardı. Ehliyeti, doğum sertifikası, sosyal güvenlik kartı.

No birth certificate. No papers.

Doğum belgesi, kimliği yok.

certificate belgelemek

The fake certificates, the photo, and the doll, that's all.

Sahte belgeler resim ve bir oyuncak bebek, hepsi bu.

certificate belge vermek

You need the gynaecologist's certificate, even I can't enlist him without it.

Bana jinekoloğun vereceği belge lazım. O belge olmadan onu kayıt bile edemem.