English-Turkish translations for change:

değişmek, değişen, değiştirmek · değişiklik · değişim · para · değiştirme · bozukluk · değişme · bozuk · bozuk para · para değiştirmek · dönüşmek · paranın üstü, para üstü · değişikli · değiştirici · takas · haline gelmek · other translations

change değişmek, değişen, değiştirmek

Uh, someone close to me was killed, and that just changed things and changed me.

Bana yakın olan biri öldürüldü ve bu benim için bir şeyleri değiştirdi.

You still have a chance to change your mind.

Fikrini değiştirmek için hala bir şansın var.

Nothing has to change for you.

Senin için hiçbir şey değişmedi.

Click to see more example sentences
change değişiklik

And it might be nice to live like normal people for a change.

Normal insanlar gibi yaşamak bizim için hoş bir değişiklik olabilir.

Oh, well like you, I recently made a big change to my life

Ben de senin gibi son zamanlarda hayatımda büyük bir değişiklik yaptım

It's a process, and eventually change happens, but, but it does take time.

Bu bir süreç. Ve eninde sonunda değişiklik gerçekleşir ama vakit alır.

Click to see more example sentences
change değişim

What a change is here, ladies and gentlemen.

Bu ne büyük bir değişim, bayanlar ve baylar.

Change is not easy for me, Charlie. Really?

Değişim benim için kolay bir şey değil, Charlie.

Change can be good, Peter.

Değişim iyi olabilir Peter.

Click to see more example sentences
change para

This money will change everything for my family.

Bu para ailem için her şeyi değiştirecek.

And money changed hands.

Ve para el değiştirdi.

Money can change everything.

Para her şeyi değiştirir.

Click to see more example sentences
change değiştirme

Look, I'm just trying to change the world, okay?

Bakın, ben sadece dünyayı değiştirmeye çalışıyorum, tamam mı?

Everybody hates me, and there's no way to change it.

Herkes benden nefret ediyor ve bunu değiştirmenin bir yolu yok.

Is this some new way of changing the subject?

Bu konuyu değiştirmenin yeni bir yolu mu?

Click to see more example sentences
change bozukluk

Yeah, give me some change.

Evet. Bana biraz bozukluk ver.

You got some change for the oxygen machine?

Oksijen makinesi için biraz bozukluğun var mı?

Hey, guys, here, take some change.

Hey, çocuklar alın size biraz bozukluk.

Click to see more example sentences
change değişme

A couple of months ago, things started to change.

Bir kaç ay önce, olaylar değişmeye başladı.

Okay, uh, how about, for tonight, you change maybe over there?

Tamam, oh, Bu gece için, orada değişmeye ne dersin?

But when ronnie and I started dating, Everything started to change.

Ama Ronnie ile çıkmaya başladığımız zaman her şey değişmeye başladı.

Click to see more example sentences
change bozuk

I'm sorry to bother you again. but you got change of a dollar? No.

Seni tekrar rahatsız ettiğim için üzgünüm ama bozuk bir doların var mı?

It just wants more, change.

Daha fazla bozuk para istiyor.

I need some change, Mr Carter.

Bozuk para lazım, Bay Carter.

Click to see more example sentences
change bozuk para

It just wants more, change.

Daha fazla bozuk para istiyor.

And some change.

Biraz bozuk para.

Keys, loose change, cell phones, jewelry.

Anahtarlar, bozuk para, cep telefonu, mücevher.

Click to see more example sentences
change para değiştirmek

This money will change everything for my family.

Bu para ailem için her şeyi değiştirecek.

We still don't know when, where, or how much money is changing hands.

Hala ne zaman, nerede ya da ne kadar para el değiştirecek bilmiyoruz.

Changing the subject makes you a worthless excuse for a human being

Konuyu değiştirmek, bir insan için beş para etmez bir özür

Click to see more example sentences
change dönüşmek

But, like i said, one wrong turn can change everything.

Ama dediğim gibi, tek bir yanlış dönüş, herşeyi değiştirebilir.

He will kill her or change her.

Onu ya öldürecek ya da dönüştürecek.

Its side effects are changing me into something else,

Onun yan etkileri beni bir şeye dönüştürüyor.

Click to see more example sentences
change paranın üstü, para üstü

Save me a blue one, and, uh, yeah, here's the change.

Bana bir tane mavi ayır ve bu da para üstü.

And the change

Ve para üstü

Here's your change.

İşte para üstü.

Click to see more example sentences
change değişikli

It may be a different war, but nothing else has changed.

Değişik bir savaş olabilir ama başka hiçbir şey değişmedi.

I have script changes for you, and there's a Detective Burton here.

Elimde senin için değişik bir senaryo var ve Dedektif Burton geldi.

So much changed. Wait, wait, wait.

Çok fazla değişikli Bekle, bekle.

Click to see more example sentences
change değiştirici

Walter thinks he was a shape-changing soldier from another universe.

Walter'a göre başka bir evrenden gelen şekil değiştirici bir asker.

We need a game-change candidate, Moira.

Bize oyun değiştirici bir aday lazım Moira.

change takas

I changed the Kwacha for Zimbabwean dollars.

Kwacha ile Zimbabve dolarını takas ettim.

It's fucking chump change.

Bu lanet kütük takası.

change haline gelmek

Muhammad Ali changed religions and became Kareem Abdul-Jabbar.

Muhammad Ali din değiştirdi ve Kareem Abdul-Jabbar haline geldi.