English-Turkish translations for chase:

takip · takip etmek · kovalamak · kovalamaca · kovalama · peşinde olmak · peşine düşmek · koşmak · peşinden koşmak, peşinde koşma · avlanmak, av · acele etmek · izleme, izlemek · kovmak · other translations

chase takip

I needed the helicopter because I was chasing a bad guy because I'm a cop.

O helikoptere ihtiyacım vardı çünkü kötü adamı takip ediyorduk çünkü ben bir polisim.

What do you want? Why are you chasing me?

Ne istiyorsun? neden beni takip ediyorsun?

Take this picture, for example, "The whale chasing Jonah.

Bu resmi ele alalım, örneğin."Balina Jonah'ı takip ediyor.

Click to see more example sentences
chase takip etmek

I needed the helicopter because I was chasing a bad guy because I'm a cop.

O helikoptere ihtiyacım vardı çünkü kötü adamı takip ediyorduk çünkü ben bir polisim.

What do you want? Why are you chasing me?

Ne istiyorsun? neden beni takip ediyorsun?

Take this picture, for example, "The whale chasing Jonah.

Bu resmi ele alalım, örneğin."Balina Jonah'ı takip ediyor.

Click to see more example sentences
chase kovalamak

And now it appears there's a woman chasing the dogs.

Görünüşe göre bir de köpekleri kovalayan bir kadın var.

Well, I first saw the creature coming in from out there chasing a charter.

Iyi, ben ilk kez gördüm gelen yaratık Orada bir charter kovalayan dışarı.

I'm a dog chasing cars.

Araba kovalayan bir köpek.

Click to see more example sentences
chase kovalamaca

If this was a chase or a blitz attack, there's be signs of a struggle somewhere here.

Eğer bu bir kovalamaca ya da ani bir saldırı olsaydı buralarda bir yerde boğuşma izi olurdu.

It makes the chase more interesting for me.

Bu kovalamaca benim için çok ilginç olacak.

Hey! Oh, there's a chase.

Oh, bu bir kovalamaca.

Click to see more example sentences
chase kovalama

This whole thing about a chase and a crash and a fire.

Bütün bu şey bir kovalama ve bir kaza ve de bir yangın hakkında

Because they likes chasing things, don't they?

Çünkü bir şeyleri kovalamayı seviyor, değil mi?

A black S.U.V. started chasing me.

Siyah bir jip beni kovalamaya başladı.

Click to see more example sentences
chase peşinde olmak

I might be chasing America today but one day America will be chasing me.

Bugün Amerika peşinde olabilir.. ama bir gün Amerika benim peşimde olacak.

But this is the man you've been chasing for the last three months.

Bu adam, senin üç ay boyunca peşinde olduğun adam ama.

Don't chase success Become a good engineer and success will chase you

Başarıyı takip etme. iyi bir mühendis ol başarı senin peşinde olacak

Click to see more example sentences
chase peşine düşmek

And she chased you?

Ve senin peşine düştü?

She chased him.

Onun peşine düştü.

Police chased me.

Polis peşime düştü.

Click to see more example sentences
chase koşmak

I was being chased by something and I ran in a long corridor.

Bir şey beni kovaladı ve uzun bir koridorda koşarak kaçtım.

Like, if it's the antelope, and a lion's chasing it you go, "Run, antelope, run.

Eğer antilop ise, ve onu kovalayan bir aslan dersin ki, "Koş antilop, koş.

A master at chasing women.

Kadın peşinde koşan bir usta.

Click to see more example sentences
chase peşinden koşmak, peşinde koşma

A master at chasing women.

Kadın peşinde koşan bir usta.

Don't start chasing applause and acclaim.

Sakın alkış ve tezahürat peşinde koşma.

Like a troupe of clowns chasing an old automoblie.

Eski bir otomobilin peşinden koşan soytarılar gibiler.

Click to see more example sentences
chase avlanmak, av

Some hunting, some fishing, chasing bears.

Biraz av, biraz balık, ayı kovalamaca.

But the vampire hunter chased her down.

Fakat vampir avcısı onu aşağı kadar kovaladı.

Wild goose chase.

Vahşi kaz avı.

chase acele etmek

Chase will warn us if anyone comes along, but we'd better hurry.

Biri gelirse Chase bizi uyaracak ama acele etsek iyi olur.

chase izleme, izlemek

Wolves chasing me!

Kurtlar izledi beni.

chase kovmak

Rackham lost it chasing you.

Rackham seni kovalarken kaybetti.