English-Turkish translations for cheap:

ucuza, ucuz · adi · cimri · değersiz · basit · kolay · ucuzlamak · kalitesiz · bayağı · ucuzca · other translations

cheap ucuza, ucuz

You know, Mr Adams, my daddy always said good things ain't cheap and cheap things ain't good.

Bay Adams, babam hep derdi ki, iyi şeyler ucuz olmaz, ucuz şeyler de iyi olmaz.

He's not that cheap, sir.

O kadar da ucuz değil, efendim.

It wasn't a cheap shot, Terry.

Bu ucuz bir numara değildi, Terry.

Click to see more example sentences
cheap adi

It's either an expensive fake or really cheap skin.

Ya pahalı bir taklit, ya da gerçekten adi bir deri.

And this isn't a trick or some cheap gesture.

Bu bir numara veya adi bir jest değil.

She has a cheap father.

Adi bir babası var.

Click to see more example sentences
cheap cimri

God, people here are so cheap.

Tanrım, burada ki insanlar çok cimri.

At least he wasn't cheap.

En azından cimri biri değilmiş.

He ain't cheap like you.

Senin gibi cimri değil o.

Click to see more example sentences
cheap değersiz

Without your friends, you're nothing but a little girl in a cheap dress.

Arkadaşların olmadan ucuz bir elbise içinde küçük bir kızdan başka bir şey değilsin.

It wasn't a cheap shot, Terry.

Bu ucuz bir numara değildi, Terry.

At least he wasn't cheap.

En azından cimri biri değilmiş.

Click to see more example sentences
cheap basit

It's easy, cheap, efficient.

Basit, ucuz ve etkili.

This is not just cheap mumbo-jumbo.

Bu basit bir hokkabazlık değil.

She's just a cheap, common, promiscuous little

O sadece ucuz, basit, hafif meşrep küçük

Click to see more example sentences
cheap kolay

Please, Gus, that's cheap and easy.

Hadi ama Gus. Ucuz ve kolay olurdu.

Talk is cheap white man.

Konuşmak kolay beyaz adam.

Cheap and easy to heat.

Ucuz ve ısıtması kolay.

Click to see more example sentences
cheap ucuzlamak

Cause they are cheap and useless.

Çünkü ucuzlar ve bir işe yaramıyorlar.

look how cheap they are!

Ne kadar da ucuzlar!

Aren't they cheap?

Ucuzlar değil mi?

cheap kalitesiz

This is a fine antique, not some cheap revolver.

Bu kaliteli bir antika. Ucuz bir revolver değil.

Your basic polyester blend cheap and cheesy.

Bildiğin polyester karışımı. Ucuz ve kalitesiz.

cheap bayağı

It's cheap, Belle.

Çok bayağı, Belle.

Who you callin' cheap?

Sen kime bayağı diyorsun?

cheap ucuzca

That is so cheap, Dee.

Bu çok ucuzca, Dee.