English-Turkish translations for cheat:

hile · hile yapmak · aldatma · aldatmak · kandırmak · hilebaz · dalavere · kopya çekmek · oyun · hilekâr · ihanet etmek · dolandırıcılık · other translations

cheat hile

Why is that not cheating?

Neden bu hile değil?

You said something about cheating, didn't you?

Hile yapmak hakkında bir şeyler demiştin, değil mi?

Wow, are all these stuff for cheating?

Vay be, tüm bu eşyalar hile için mi?

Click to see more example sentences
cheat hile yapmak

Because Ben Bradley cheated, and his dad did his entire project for him.

Ben Bradley hile yaptı, ve babası tüm projeyi onun yerine yaptı.

I'm sorry, but he cheated.

Üzgünüm, ama o hile yaptı.

Yeah, cheating on a silly contest.

Evet, aptal bir yarışmada hile yapmak.

Click to see more example sentences
cheat aldatma

No, 'cause then it feels like cheating, and it's not cheating,

Hayır, 'çünkü o zaman aldatma gibi olur, ve bu aldatma değil,

This may be more than a simple case of cheating, Captain.

Bu şey, basit bir aldatmadan daha fazlası olabilir, Kaptan.

You know I can never accept cheating, right?

Biliyorsun aldatmayı hiç kabul edemem, değil mi?

Click to see more example sentences
cheat aldatmak

Papa, listen to this. Roberto used me to cheat on this nice lady.

Şunu dinle Papa,.. Roberto bu güzel bayanı aldatmak için beni kullanmış.

So, is cheating a common thing for you? Never.

Kocanı aldatmak senin için sıradan bir şey mi?

Because you and Julia are both too honest to cheat.

Çünkü sen de Julia da aldatmak için fazla dürüstsünüz.

Click to see more example sentences
cheat kandırmak

First you cheated me and now I cheated you.

Önce sen beni kandırdın, şimdi de ben seni kandırdım.

I guess cheating comes more natural.

Sanırım kandırmak yapmak daha doğal geliyor.

But that kraut cheated me!

Ama o Alman beni kandırdı.

Click to see more example sentences
cheat hilebaz

He's a bully and a cheat and he's your best friend.

O bir zorba ve hilebaz ve de senin en iyi dostun.

He's a cheat, just like your brother.

O bir hilebaz, aynı kardeşin gibi.

You're a cheat and a liar

Sen bir hilebaz ve yalancısın.

Click to see more example sentences
cheat dalavere

Except for Mr. Largo and his diet, there's no cheating in this school.

Bay Largo ve onun diyeti dışında bu okulda bir dalavere yoktur.

Chaos and cheating.

Kaos ve dalavere.

Stealing and cheating.

Hırsızlık ve dalavere.

cheat kopya çekmek

Cheating is easy but it has a bad side.

Kopya çekmek kolay, ama kötü bir yanı var.

But Teddy doesn't cheat.

Ama Teddy kopya çekmez.

cheat oyun

Three men called me a cheat in a Kansas City card game.

Üç adam bana hile denir Bir Kansas City kart oyunu.

He pretended foolish and cheated at the game

O aptal rolü yaptı ve oyunda hile yaptı.

cheat hilekâr

You dirty, cheating, sneaky

Seni pis, hilekâr, sinsi herif.

You cheating bastard!

Seni hilekâr piç!

cheat ihanet etmek

Doris, we're cheating.

Doris, ihanet ediyoruz.

Why you cheating me, Juliet?

Bana neden ihanet ettin, Juliet?

cheat dolandırıcılık

It's not clever, it's cheating.

O zeki değil, bu dolandırıcılık.