English-Turkish translations for cheer:

neşelendirmek, neşe · tezahürat · amigo · tezahürat yapmak · keyif · alkış · ponpon · neşelendiren şey · alkışlamak · other translations

cheer neşelendirmek, neşe

A Boy Scout is trustworthy, loyal, helpful, friendly, courteous, kind, obedient, cheerful, thrifty, brave, and relevant.

Bir erkek izci güvenilir, sadık yardımsever, arkadaş canlısı, nazik, kibar itaatkar, neşeli, tutumlu, cesur ve ilgilidir.

Cheerful morning, isn't it?

Neşeli bir sabah, değil mi?

I'm sorry I've been so cheerful, honey.

Üzgünüm ben, bal çok neşeli olmuştur.

Click to see more example sentences
cheer tezahürat

That's a generous offer but what are we supposed to do, cheer you on?

Bu cömert bir teklif ama bizim ne yapmamız gerekiyor, size tezahürat mı?

Three cheers for Mystery Incorporated!

Mystery Incorporated için üç tezahürat!

Three cheers for His Majesty King Edward Vil!

Kral VII. Edward için üç kez tezahürat yapın!

Click to see more example sentences
cheer amigo

Put it in there. A little cheer camp.

Koy onu oraya. küçük bir amigo kampı.

Welcome to cheer camp.

Amigo kampına hoş geldiniz.

Cheer camp! One, two.

amigo kampı! bir, iki.

Click to see more example sentences
cheer tezahürat yapmak

That's a generous offer but what are we supposed to do, cheer you on?

Bu cömert bir teklif ama bizim ne yapmamız gerekiyor, size tezahürat mı?

They're cheering for us again.

Yine bizim için tezahürat yapıyorlar.

And he thought they were cheering Bush.

Ve o sandı ki Bush'a tezahürat yapıyorlar.

Click to see more example sentences
cheer keyif

Yeah, maybe a new pair of shoes will cheer me up.

Evet, belki de yeni bir çift ayakkabı keyfimi yerine getirir.

That's a cheerful thought.

Bu keyifli bir düşünce.

He sounded so happy, so cheerful.

Çok mutlu, çok keyifli gibiydi.

Click to see more example sentences
cheer alkış

Three cheers for the richest boys in Hannibal.

Üç alkış Hannibal en zengin erkekler için.

Three cheers for Ram! and another one for Leela bhabhi!

Ram için üç alkış! Leela yengemiz için de bir tane!

Three cheers for Jamie Bartlett.

Jamie Bartlett için alkış".

Click to see more example sentences
cheer ponpon

This is not a cheer-ocracy. And there's room for one captain only.

Burda ponpon demokrasisi yok ve sadece kaptan için bir oda var.

Britney Cheers, what was that?

Britney ponpon, neydi o?

Our ex-cheer captain, Britney Allen, is with us tonight.

Eski ponpon kaptanımız, Britney Allen, bu akşam bizimle.

cheer neşelendiren şey

Well, I know something that always cheers me up.

Beni her zaman neşelendiren bir şey biliyorum.

cheer alkışlamak

Cheers and congratulations, Søren.

Alkışlar ve tebrikler, Søren.